2 Ekim 2017

DAMDAKİ KEDİ / İYİ BİR DİNOZOR

Size korkular üzerine çocuklarla birlikte okunacak güzel bir hikayeden bahsedeceğim. (Kitap 9 yaş ve üzeri) Kitabın adından anlaşılacağı gibi Damda mahsur kalan, daha doğrusu yükseklik korkusu olan bir kedicikle, iki kızın hikayesi anlatmakta. Kedicikler annesinden ayılır ve bir kamyonet kasasında çiftliğe götürülürken, çukura giren arabanın kasasından bir kızıl kedicik yola düşer. Son anda bir tekerleğin altında kalmaktan kurtulan kedicik yabancı bir yerdedir. 


Annesinden uzak olduğu yetmezmiş gibi şimdi kardeşlerinden de uzaktır. Sonra annesinin dedikleri akla gelir. Tehlikeli durumlarda ağaca çıkın, size orada kimse zarar vermez. Kedicik ağaç arar; ama hiç bir yerde ağaç yoktur. Her taraf taş binalarla, betonlarla dolmuştur. Köpek seslerinden korkan kedicik kendini korkulu halde bir garaj üzerine tırmanmış bulur, yorgun halde uykuya dalan kedicik sabah uyandığında bir de bakar ki çok yüksek yerde. Üstelik kedi de yükseklik korkusu da vardır. Günlerce her gece miyavlar ve mahalle sakinleri ondan oldukça rahatsızdırlar, bir küçük kız haricinde. Onun üzgün bir şekilde miyavladığını savunur. Küçük kız arkadaşıyla kediyi aramaya başlarlar. Yalnız bu iki çocuğununda korkusu vardır. Kitabın içeriğini çok anlatmayım, tadı kaçmasın. Ama kokular üzerine okunacak güzel bir kitap. 


Film tavsiyesi de  "İYİ BİR DİNOZOR" ikisi nasıl tesadüf oldu bende bilmiyorum. Konusunu okuduğumda korkular üzerine olduğu yazmıyordu. Filmle kitap kendini tamamladı bence. Bu arada filmdeki çizimlere bayılmadım değil. Özellikle ateş böceklerinin olduğu sahneye. Bol kitaplı günler. Görüştüğüm zaman görüşürüz! :)




SAHİPSİZ CÜMLELER

22 Eylül 2017

Büyük Sözcük Fabrikası

Bir ülke vardı ki orada yaşayan insanlar neredeyse hiç konuşmazlardı. Bu, büyük sözcük fabrikasının ülkesidir. Bu garip ülkede sözcükleri söyleyebilmek için onları satın almak gerekirmiş. Satın aldığınız kelimeleri yediğiniz zaman konuşabiliyorsunuz. Tabi zengin olup binlerce kelime satın alabilen insanlar varken Özgür gibi üç kelimesi olan "Toz, kiraz, sandalye" insanlarda vardır. 




Sınıfsal farkı bir çocuğa nasıl anlatacaksın deselerdi. Bu kadar güzel bir şekilde anlatmak aklıma hiç gelmezdi. Küçük Prens, Küçük Kara Balık gibi büyüklerinde okuması gereken bir kitap Büyük Sözcük Fabrikası.

İlk düşündüğüm şuydu. Keşke biz de kelimeleri satın alarak konuşsaydık ne güzel olurdu. O kadar çok kelimenin ağza almanın kolay olmasından dolayı anlamını yitirdi ki. 
Bir dolap kitabın bu kitap hakkındaki zevkli sohbetlerini dinleyin.
BİR DOLAP KİTAP SİTESİ
http://www.birdolapkitap.com/


Sahipsiz Cümleler

18 Şubat 2017

Film Tavsiyesi: Pink ( Pembe)

Filmle ilgili bilgilerim tazeyken sıcağı sıcağına sizinle de paylaşayım dedim. Muhteşem ötesi bir film bana göre. PK dan sonra başka film yerini alamaz diyordum, ama aldı. Filmin içeriğini anlatmayacağım ki tadı kaçmasın. Sadece erkeklerin hatta bazen kadınların kadınlar hakkında iffetli, iffetsiz kurallarını göreceksiniz. Örneğin:

- Bir kadın erkeğe gülümsüyorsa bu erkeğe davettir. Erkek bu iffetsiz kadına istediğini yapabilir. 
- Bir kadın kapalı, açık fark etmez gece sokaktaysa, hatta hava kararınca sokaktaysa iffetsiz bir kadındır. İffetsiz kadına istediğini yapabilirsin. 
- Bir kadın açıksa iffetsiz bir kadındır. O kadına istediğini yapabilirsin.
- Bir kadın erkekle aynı ortamdaysa iffetsiz kadındır..... vesaire vesaire vesaire. Neden hiç iffetsiz erkek kuralları, tanımı yok. 

"Hayır!" hayır demektir. İster arkadaşın ister sevgilin, ister karın, ister seks işçisi olsun. Hayır, hayır demektir. Bunu biri erkeklere öğretmeli. Kesinlikle izleyin filmi.

Görüştüğüm zaman görüşürüz! :D




5 Ağustos 2016

Sokakta Gerçek Sanat Var


Siya Siyabend de dillendirecek zaten. Videoları izlerseniz. Kesinlikle dinleyin hepsini, kulaklığınızı takın gerçek sanat neymiş görün. Kapitalist sistemin bize sunduğu şarkılardan bin kat iyiler bana göre.



















Ben müzikle Dünyanın değişeceğini inanan insanlardan biriyim. Müzik Dünyayı değiştirmemizi sağlayacak oyuncaklardan sadece biri.







13 Temmuz 2016

Mersin

Mersin'e ikinci gelişim. Ama ilk gelişimde bu kadar çok gezememiştim. Sıcaktan dolayı genellikle akşamları dışarı çıktım ben. Hatta şehire güzel bir isimde buldum. Vampir Şehir. Geceleri de hareketli olduğu için. Gündüzleri bu kadar hareketli mi, bilmiyorum açıkçası. Tabi bana göre Vampir Şehir. Yakıştı da bu ad bence. Peki Mersin'e gelince. Ne yapmalı nereye gitmeli, ne yemeli, ne yapmamalı.

1. Cennet Cehenneme gidin. Ve oradan Astım Dilek mağarasına uğrayabilirsiniz.


 Astım Dilek Mağrası

2. Kız kalesi. 
3. Kushimoto caddesini gezin. Burada canlı müzik, barlar ve cafeler bulabilirisniz. Sırf Uzakdoğu'ya sempatim olduğu için merak ettim bu sokağı. Bazı yerlerde Japonya sözler bile var. Ne yazıyor anlamadım gerçi. Bu sokağın adı neden Kushimoto İki şehrin birbirlerini kardeş şehir olarak seçmeleri. Yani Kushimotonun sokaklarından isminin biri de Mersin.


video

4. Muğdat Cami. Türkiye'de 6 minaresi olan 3 Camiden biri.

5.Marina ya gidin. Özellikle akşam saatlerinde. Gittiğimde oturacak yeri zor buldum. Sahil kenarında hem alış verişinizi yapabileceğiniz hem de kahvenizi, biranızı içip ya da dondurmanızı yiyebileceğiniz güzel bir mekan. Favorilerimden oldu kendisi.



video

6. Mersin'in sıcağından bıktım. Yaylaya gidecek vaktim yok. Yakın bir yer olsa da azıcık serinlesem diye düşündüğünüzde gideceğiniz diğer bir yerse Babil. Mersin ayaklarınızın altında. Gittiğim vakit 16-17 sıralarıydı. Aksam buranın daha güzel olacağını düşünüyorum. 

7. Tantuni yiyin. Mersin'e geldin. Tantuni yemeden gittin Özlem demeyin. diye yedim. Beni bir dürüm doyurmadı. İki dürüm yedim yine doymadım. Benim için tehlikeli yiyecek. 
Tarihi yerleri çok gezmedim açıkcası. Artık başka bir sefere.
Bir de Tarsus şelalesini görün kesinlikle.
Tantuni

Mersin de bana göre yapmamanız gereken tek bir şey Kot pantolonla gezmemeniz..Bana mı öyle oldu herkese mi oyle oluyor bilemeyeceğim. Pantolonun bacağıma yapıştığını hissediyordum. 

Fenerbahçeli olarak bunu paylaşmazsam olmazdı. :D
Görüşmek üzere.

18 Haziran 2016

Ki and Ka (Film Tavsiyesi)

Filmin fragmanını ilk izlediğimde gülümseme oluştu yüzümde. Fragmanı izleyince sizde anlayacaksınız. Şimdiye kadar izlediğiniz filmlerden oldukça farklı bir konuya sahip çünkü. Tabi benim gülümsemenin altında eril bir bakış açısı olduğu içindi. Benimsenmiş bir kanı vardır. Erkek çalışır evini geçindirir, erkek kariyer yapar. Kadın gerekirse kariyerinden vazgeçip ev hanımlığı  demiyorum artık, ev işi yapar. Bu gayet normal bir durumdur. Ama bu durumu tam tersine döndürelim. Kadının çalıştığı, erkeğin ev işi yaptığı. Olur mu öyle şey dediniz değil mi? 



Filmde kadın ve erkeğin yaptığı işi değiştirerek farklı bir bakış açısından bakmamız sağlanmış aslında. Belki çoğu kişi komedi diye izleyecektir bu filmi ama komediden çok zekice hazırlanmış bir senaryoyu içeriyor. Burada maskat kimin daha iyi iş yaptığı, hangi iş yaptığı değil. Yapılan işe yüklenen değer. Kabir erkek olarak evde iş yaparken, karısı Kai tarafından küçümseniyor. Başkasının sırtından geçinmek, hiç bir iş yapmamakla nitelendirilmek gibi. Eril bir gözle o bakıyor bu sefer eşine. 

Filmi eşinizle, sevgilinizle birlikte izleyin. Komedi diye geçiştirmeyin filmi. Kabir'in bu hayali (ona göre ev işi yapmak, annesi gibi olmak hayal) gerçekleşecek mi, toplum Kabir'in bu durumunu nasıl karşılayacak izleyin görün.

Tren düşkünü olan Kabir'in evi dekore ettiğinde kullandığı sürgülü kapı görüntüsünü de paylaşmadan geçemeyeceğim. 



Görüşmek üzere.  :))

28 Mayıs 2016

Aşk / Love İs

Farkındayım fazla paylaşım yapamıyorum, yazmıyorum. Yazıyla doldurmayım bu paylaşımı. Tatlı çizimler konuşsun.