22 Aralık 2012

Hayali, Çizen Adam


Alplerin Kızı Heidi çizgi filmini hatırlamayan yoktur değil mi? Bugün yetişkin olan birçok kişinin hayallerini süsleyen o kişi Hayao Miyazaki’dir. Bugün televizyonlarda Heidi, Şeker Kız Candy gibi birçok animeyi, çizgi filmi televizyonlarda göremiyoruz. Hani “büyüyünce hayaller küçülür” cümlesi var ya, ben ona katılmıyorum. Asıl büyüyünce değil, kapitalist sistem daha da geliştikçe hayallerimiz küçülmeye başladı.  Reklamlar materyalist ( maddeci) bir şekilde şekillendirdi hayallerimizi. Ayağı yere basan hayallerimiz vardı hepimizin.  Araba almak, elbise almak, oyuncak almak, bilgisayar almak hayallerimizdi. Hayalimdeki elbise, hayalimdeki araba…Özellikle yeni nesil çocuklar teknolojik maddelerde aradı mutluluklarını. Kapitalist Dünya’da gittikçe hayallerimiz küçüldü.

Dün gece Hayao Miyazaki’yi andım. Büyük biriydi; ama hayali küçük değildi, en azından materyalist değildi. Yere basmayan hayaller mümkündü, Miyazaki bize animeleriyle gösteriyordu bunu.  


Rüzgarlı Vadi ( 1984)


İnsanlar tarafından kirletilerek yaşanmaz hale gelen doğanın kendini koruma güdüsüyle değişim geçirir. Dünya’yı tehlikeli böcekler, çöller, zehirli mantarlar ve bitkiler sarmaya başlamış, insan ırkını tehdit etmeye başlamıştır. Birçok insan yaşamını yitirmiştir. İnsanlar doğayı kirletmesi binevi kendi sonunu hazırlamıştır. Peki insanlar doğanın lanetinden nasıl kurtulacaktır.


Gökteki Kale (1986)


Sheeta adındaki genç bir kız gizemli mavi bir taşın sahibidir. Sheata’nın mavi taşının peşinde olan korsanlar ve hükümet görevlileri vardır. Pazu adında gençle karşılaşır ve Pazu ona yardım etmek için çabalar. Sheeta Pazu'nun evinde Laputa'nın efsanevi krallığının resmini görür. Resmi Pazu'nun babası almıştır, Pazu'nun babası geri döndüğünde babası köyün üzerinde yüzen bir adadan bahsetmiştir, kimse onun keşfine inanmaz. Mavi kolye onları Gökteki Kale’ye götürecektir.

Komşum Totoro (1988)

Totoro’ya, minik kıza bayıldım. Mesajlarla dolu bir anime değil ama insanın yüzünde tebessüm bırakan bir anime. “Bir üniversite profesörü olan babalarıyla Mei ve Satsuki, bir hastanede tedavi gören annelerine daha yakın olmak için bir köye taşınırlar. Çok geçmeden küçük kardeş Mei orman ruhlarını görmeye başlar ve en sonunda Totoro ile tanışır. İki kız kardeş, annelerinin hastalığı, günlük olaylar Totoro ve çeşitli orman ruhuyla birlikte değişik bir hal almaya başlar.”

Küçük Cadı Kiki (1989)


Miyazaki'ye göre film, Japon gençlerinin çocukluktan çıkarken aile bağlılığı ve özgürlük arasında sıkıştıkları girdaba değinmektedir.F ilm gençlerin yaratıcılık ve yeteneklerinin doğası ve her gencin şans, çok çalışma veya özgüven yoluyla kendi kişiliklerini bulma çabasını anlatmaya çalışmaktadır. Kiki on üç yaşına gelen bir cadıdır. On üç yaşına gelen cadılar ailelerinin aynından ayrılıp kendi hayatını başka bir şehirde devam ettirmeli, para kazanmalıdır. Ailesine böylece büyüdüğünü, kendi sorumluluklarını üstlenebildiğini gösterecektir.

Prenses Mononoke (1997)


Tatarigami tarafından lanetlenen Ashitaka bu laneti bozmak için bir yolculuğa başlar. Bu yolculuk esnasında Orman tanrılarıyla ve Prenses Mononoke ile karşılaşır. Ormanın ruhu kurt tarafından büyütülen prenses, ormanı diğer insanlardan korumak için savaşmaktadır. 

Ruhların Kaçışı (2001)


Chihiro ailesi ile birlikte yeni bir şehre taşınmışlardır. Evlerine giderken yanlış bir yola girerler. Geldikleri yer küçük bir kasabadır. Güzel yemek kokuları etrafı sarmıştır, fakat kimse yoktur. Anne ve babası dayanamayıp yemekleri yemeye başlarlar. Yemekleri yiyen anne ve babasının domuza dönüştüğünü gören Chihiro büyük bir şaşkınlık yaşamaktadır. Hava kararmak üzeredir. Akşam olunca sokaklarda birden sesler artmaya başlar. Gizlendiği yerden sokağı izlyen küçük kız hayaletlerin, yaratıkların olduğu bir Dünya olduğunu görür. Peki annesinin ve babasının tekrar insan olmasını sağlayıp, buaradan nasıl kurtulacaktır. İzlediğim animeler içinde birinci sıraya koya bileceğim bir anime.

Yürüyen Şato (2004)


Sophie, haksız yere Kötülükler Cadısı'nın hışmına uğrar. Cadı onu yaşlı bir kadına çevirir. Sophie büyüyü bozacak birini bulmak için yola çıkar ve yürüyen şato ile karşılaşır.

Küçük Deniz Kızı Ponyo (2008)



Ponyo ponyoo çok küçük, tatlı deniz kızı. İnsan olmak istemektedir. Çok çocuksu ama çok güzel bir anime. Benim de pek büyümüş olduğum söylenemez gerçi. Yeryüzündeki küçük bir çocuğa aşık olacaktır Ponyo.  

2 yorum:

  1. Çok güzel bir yazı Özlem =)) Howl's Moving Castle favorimdir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet Yürüyen Şato süperdi, senin tavsiyenle izledim onu :) hepsi birbirinden güzel gerçi. Çocuğuz biz çocuk büyümeyen çocuklar ehehehe....

      Sil