13 Ocak 2013

Mutluluk Dükkanı


Her aksilikte beni bulur, diye sinirle dükkanın çatı çıkıntısının altına sığınmıştı. Otobüsü kaçırdığı yetmezmiş gibi, bir de yağmur yağmaya başlamıştı, beş metrelik mesafeye rağmen sırılsıklam olmuştu, ceketinden yere, tıpkı çatılardan beton zemine düşen yağmur damlaları gibi damlalar kaldırıma düşüyordu ve

pıt, pıt, pıt, pıt....

şeklinde ses çıkıyordu. Bu ses o kadar sinir ediyordu ki, ceketinin köşesinden tutup çamaşır sıkar gibi burdu burdu ve ceketindeki tüm inatçı damlaları biranda yere boşalttı. O anda arkasından açılan gıcırtılı kapı sesini duydu.

- Evladım gel içeride bekle istersen, yağmur duracak gibi değil. Pek ıslanmışsın.

Sesin geldiği yöne doğru başını çevirdiğinde, sevimli, tombul bir yüzü olan bir yaşlı adamla karşılaştı. Orta boylu, bembeyaz kar gibi saçlarına inat simsiyah kömür gibi gözleri vardı yaşlı adamın. Buradan binlerce kez geçmişti ama bu yaşlı adamı hiç görmemişti, hatta dükkanı bile. Kapının önünde iki kişinin oturabileceği bir masa, yer yer ahşap çıtalarla tutturulmuş camdan bir kapı ve dışarıya açılan küçük bir pencere. Mutluluk Dükkanı yazan tabelası olmasa, dükkan sanılmayacak kadar şirin, eski duvarları olan bir ev.


Ürkek, çekingen adımlarla içeri adımını attığında onu ilk karşılayan şey sıcak çikolata kokusu oldu. Buz gibi olmuş vücudu için sıcak çikolata iyi gelirdi. Yaşlı adam düşüncesini okumuş gibi, açık mavi kupa içinde ağzına kadar doldurulmuş, dumanı üzerinde türen sıcak çikolatayı önüne koyup

- Otur evladım, dedi yine tatlı sesiyle.

Önüne koyulan sıcak çikolatayı unutup, şaşkın bir şekilde dükkanın içini izlemeye başlamıştı genç adam. Neredeyse bütün eşyalar ahşaptı, zemin bile, dışarıdan bakıldığında küçük bir dükkan gibi duruyordu fakat içi alabildiğince uzundu. Raflar irili ufaklı şişelerle doluydu ve içlerinde şimdiye kadar görmediği parlak renkteki sıvılar. Dükkanın eskiliğine karşı renkleriyle inatla zıtlaşan şişeler. Sonra hafif ılımış çikolatasından bir yudum almayı akıl etti. Hafif ılımış olsa bile aldığı bir yudum  çikolata ısınmasına yetmişti. Sanki damarlarında dolaşan kan değil de sıcak çikolataydı.

O kadar uzun süreden sonra ilk defa sesi çıkan genç adam

- Pardon burası ne dükkanı acaba, ne satıyorsunuz ?

- Ben satmıyorum, alıyorum! deyip zeytin gözleri tekrar ışıldadı yaşlı adamın.

Bu dükkanın huzur veren bir yönü vardı ama huzursuzlukta veriyordu. Huzur ve huzursuzluğun muhteşem kokteyli nedir deseler bu dükkanı gösterirdi.

Devamı sonra......

Sahipsiz Cümleler


22 yorum:

  1. Masalcı gibi.. :)) Huzur veren bir amca.. Keşke gerçekte de olsa :))) Peki devamı ne zamaaann?? :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Devamı yarın, ama daha da devamı gelir gibi duruyor. Aklımda şekillenmiş durumda ama ben farklı bir noktaya bağlayacağım :)

      Sil
    2. süperr :)) Bekliyorum merakla :))

      Sil
  2. Resmide ben çizdim deme =) yaşlı adam Nubar Terziyan olsun,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yok canım o kadar da değil :) Olsun tam uyar valla, hepimiz Nubar Terziyan'ı hayal edelim dış görünüş olarak.

      Sil
  3. Yeni bir öykü başlıyor ve biz merakla bekliyoruz :) İçim ısındı benimde okurken, sıcak çikolatayı ben içimişim de ısınmışım gibi. Telepatinin zirvesindeyim :) Çok güzel bir anlatımın var, devamını merak ettim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben o kısmı yazarken içim ısındı, sıcak çikolata içmek istedim demek hissettirebilmişim, teşekkürler :)

      Sil
  4. Devamını bekliyoruz :-)

    Hansel ve Gratel tarzında bişi çıkmaz değil mi? :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sıcak çikolatayı içince o gördüğü şişelerden birinin içine hapis olacak. O yaşlı adam insanlarla besleniyor hehehehehehe.... öyle değil tabiki ama belli olmaz canım ne yazmak isterse :D

      Sil
  5. Yanıtlar
    1. Bugün bir şey için kesin söz vermemek gerektiğini öğrendim, inşallah bir şey olmazsa yarın yazmayı düşünüyorum demek daha doğruymuş. Hastalandı arkadaşınız yarın daha hasta kalkacak yataktan salya sümük biliyorum kendimi, bir de sağ elimi sakarlığım yüzümden kestim, ameliyat yaptım mübarek bu halimle yazabilirsem yarın yazmaya çalışacağım :(

      Sil
  6. ne sıcak ve tatlı:) nasıl devam edecek acaba?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gidişatı belirli ama işte değişebilir, ruh halime bağlı :)

      Sil
  7. Sıcak çikolata olsa da içsem dedim.. Dükkanı hayalimde çok güzel canlandırdım, çok sevdim dükkanı ama bir gizemi vardı ve onu bilmemek biraz huzursuzluk veriyordu.

    Başıma bir iş gelmezse yazının devamını yayınladığında okuyup, yorum yapacağım. Bende böyle diyeyim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gelmez gelmez, gelir mi yoksa :D :D

      Sil
  8. Senin ne yapacagin belli olmaz. Bakalim ne cikacak ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nasıl tanımış beni fındığım! :) :) siz merak edin biraz ne yazacak bu kız diye

      Sil
  9. "Ben satmıyorum, alıyorum" dediğinde nedense tüylerim ürperdi.
    Dükkanı çok güzel tasfir etmişsin, ben şu an içerideyim ve hemen neler olduğuna bakmak için ikinci bölüme geçiyorum.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne alıyor acaba diye insanı korkutuyor :D

      Sil
    2. Eveeeet gerçekten içim ürperdi :)

      Sil
  10. Yorumları okudum, herkes merak içinde ikinciyi beklemiş. Açıkçası merak içinde ertesi günü beklemek gibi bi heyecanı tadamıyacağım için üzgünüm.
    Seri tamamlanmış ve hemen ikincisini okumamam için hiç bi engel gözükmüyor çünkü (:

    Bu arada çok güzel gidiyor onu da söylemeden geçmiyim (:

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olmadı şimdi tüh gıcıklık yapsaydım eski yazımı tek tek yayınlasaydım yine :)

      Sil