11 Şubat 2013

Sevgi, Kızıl Saçlı Bir Kız Çocuğudur


Onun çok hasta olduğunu öğrenirsin. Kalbin sızlar, canın yanar. Bütün işinizi, gücünüzü erteleyip onun yanına gidersin. Bütün gün mızmızlanmıştır yemek yememek için; ama sizin elinizden hiç sesini çıkarmadan yemeğini yer.  Sanki sizin minik çocuğundur o.  Pembeleşmiş yanağına, kızarmış burnuna öpücük kondurursun. Şaşkın şaşkın bakıp kendini geri çeker hasta olacaksın diye.  Ama yine de hoşuna gittiğini gözlerinin ışıltısından anlarsın. Yatağından doğrulmak ister, nereye dersin. Üstümü değiştireceğim der. Bir bakarsınız saçına jöle sürerken görürsünüz o hasta haliyle bile size hoş gözükmek ister.
   
Onun sevdiği elbisenizi giyinirsiniz, size yakıştığını söylediği. Başka kimsenin beğenmesinin hiç önemli yoktur, O beğensin, yeter.  Sevdiği pastayı, kurabiyeyi pişirişiniz. Sırf o seviyor diye artık sizin de en sevdiğiniz pastalardır onlar.


(Kaynak: Wallcoo free picture)

İlk buluştuğunuz gün utangaç çocuklar gibisinizdir ne yapacağını bilmeyen. En sevdiği çiçeklerden papatya ve beyaz gülden buketler yaptırırsın ona ya da hediyelik eşya dükkânında hangi hediyenin hoşuna gidip gitmeyeceği muhakemesini yaparken bulursun kendini.  Belki büyük zorluklar geçirirsiniz, daha büyük hastalıklar, ekonomik zorluk. Sevginin her ne koşulda olursa olsun hep birlikte olmak olduğunu bilirsiniz. Elini kaybederse eli, gözünü kaybederse gözü olursunuz sevdanızın.  Ya onu kaybederseniz, o nerede olursa olsun, onu sevmeye devam edersiniz. Çok sevdiğin keki üstelikte siz açken sen ye diye ona uzatırsınız.

Ondan kısa bir süreliğine ayrılıp, başka şehre gittiğinizde canınız yanar, hep bir eksiklik hissedersiniz. 
Uzaktan, dokunmadan da sevmenin mümkün olduğunu öğrenirsiniz. Ben vedaları sevmem diyerek, terminale sizi uğurlamak için gelmesini istemezsiniz ama o inatla sizin yanınızdan ayrılmaz. Gelmesini istemezsiniz çünkü ağladığınızı görüp üzülmesin diye. Kısa bir süre sonra görüşeceğinizi bilirsiniz ama ayrılık vakti geldiğinde gözyaşlarına boğulursunuz.

Sevgi sanıldığı gibi narin, kırılgan, zengin değildir. Sevgi, kızıl saçlı bir kız çocuğudur kalbimizin sokağında yaşayan. Eli yüzü toz içindedir. Üstü kirli, yırtık giysilerle çıkar karşınıza ilgilenmenizi ister ondan. Sizin kalbinizde, elinizde şekillenecektir kızıl saçlı kız çocuğu. Ya eli yüzü tertemiz bir sevgi çıkartacaksınız ortaya ya da bulduğunuzdan daha kirli bir sevgi çıkarıp ve yavaş yavaş yok edersiniz kalbinizin sokağında. Sevginin yaşamadığı taştan bir sokağa döner kalbiniz.

Sevgiyi yakaladığınız zaman asla bırakmayın olur mu? Azcık zorlukla karşılaşınca kolay yolu seçip onu, sevdiğinizi yalnız bırakmayın, unutmayın olur mu? El ele verdiğinizde bütün güçlüklerin üstesinden geleceğinizi bilin. Küçümsemeyin sevgiyi, kalbinizin kapılarını kapatan taş kalpli insanlardan da olmayın. Sevin belki canınız yanacak ama yine de sevin. Sevgi kılığına bürünmüş taş kalpli insanlarla karışılacaksın belki, üzüleceksin. Tekrar, tekrar…Ertelemeyin sevgiyi yarın demeyin, sonra demeyin. O kızıl saçlı kız çocuğu kapınıza geldiğinde içeri alın onu. Yarın demeyin çünkü sevginin tek düşmanı zaman ve yarınlardır. Ne başka bir kadındır ne de başka bir erkek, sevginin tek düşmanı yarına ertelemektir, sizsinizdir. Bırakın parayı, şanı, şöhreti, eşya, ıvır zıvırı sadece bu duyguyu yaşayın. O kapınıza gelmişse ona bütün benliğinizle sahip çıkın, koruyun. Yüreğinizin kapısını çalan kızıl saçlı çocuğa kapınızı kapatmayın.  Sevgiyi yaşama fırsatınızı elinizden almayın olur mu?

4 yorum:

  1. Ah canım benim ne güzel yazmışsın..
    Ben, "sevdim" dediklerim için , sevgim için elimden geleni yaptım..Ama şu ömrüm zarfında bazı hislerim kendi haline bırakılıp ölmeye mahkum edildi..Ne kadar öldü hislerim sonra bi okadar çoğaldı..Paylaştırdım onu çevreme..Paylaştım..Ben sevdiğim kadar sevdim ..Sevildiğim kadar değil..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazen insan sorguluyor kendini acaba sevmemeliyim bile dedirttiriyor hayat. Ne güzel sen elinden geleni yapmışın. Yazılarından çözümlediğim kadarıyla sevgi duygusu bitmeyecek birisin, hep öyle kal!

      Sil
  2. O küçül kız öldü Özlem !

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayır inanmıyorum sana. Taş kalpli biri değilsin sen. O yazıları sevgi duygusunu barındırmayan bir insan yazamaz. Senin kızıl saçlı kızın kalbinin sokağında kayıp, çıkacak karşına eli yüzü kir içinde. Eski yaşanmışlıkların kiri, yaraları. Sen onu tertemiz yapacaksın eski kirlerden arındırıp, eski yaşanmışlıklardan arındırıp. Kapına gelmesini bekle, ortaya tertemiz bir sevgi çıkartacağına inanıyorum.

      Sil