19 Ocak 2014

Bu Ayraçlar Kitap Okutur 2

Ayraçlarımın hepsini akrabaya, eşe dosta hediye ettim.  Tabi bir ayracım dışında. Paylaşımcı bir yapım var benim. Çalınır fikriyle çoğu kişi böyle şeyleri paylaşmak istemez. Benim umurumda değil başkasında da olsun ne olacak. Bir hafta önce ayraçlar çizmiştim. Şimdi paylaşmak mümkün oldu. İşte yeni ayraçlarım.


Kız Kulesi en çok hoşuma giden ayracım oldu. Bu ayracı hepiniz yapabilirsiniz. Ben A4 kağıdı katlayarak ve kağıt tutkalı ile yapıştırarak karton gibi bir ayraç zemini elde ediyorum. Daha sonra Kuru kalemle mavi, turuncu ve pembe ebruli renkte kağıdı boyayın. Ben gün batımını yansıtmaya çalıştım, sizin zevkinize kalmış renkler. İlk başta çirkin gözükecek ama resmi üstüne çizdiğinizde şahane olacak. Sonra pilot kaleminizle kız kulesini çizip boyayın. Çok gerçekçi duruyor. Fotoğraf makinesinde ancak bu kadar.


Ve şimdi beğendiğim ayraçları tablo gibi kullanmaya geldi. Bunu yabancı bir internet sitesinde gördüm. İstediğiniz ayraçları duvarınıza yapıştırabilirsiniz. Ben gün doğumu, kedili bir gün, gün batımı ve geceyi sırasıyla hızaladım. Soluk çıktılar, şu görüntüden daha canlı ve bir de yamuk gibi durduğuna bakmayın, eğilip çekmeye üşendim. Sizde böyle yapabilirsiniz.

Önceki çizdiğim ayraçlarımı görmeyenler için TIK!

Bir de size yasal olan ücretsiz e- kitap sitesinden bahsedeceğim. Belki çoğunuz biliyorsunuzdur. Ama bilmeyenler varsa öğrensin yine de paylaşayım. Alt Kitap bahsettiğim site. TIK!
Su Eleştirmenleri kitabı ilgimi çekti
Ayrıca 2014 öykü yarışması düzenleniyor site de TIK!
 2013 tema yıllığı TIK!

Bir de son olarak karışık bir paylaşım oldu ama buna da değineyim. Blogcan arkadaşımızın biri paylaştığı karikatür dolayısıyla karikatür çizerinin avukatı tarafından uyarı aldı. Bu yeni yasal değişikliklerle gündeme geldi. En az Bin lira en fazla 50 bin lira cezaya çarpıtılabiliyorsunuz. İlk başta uyarı alıyorsunuz ve hala uyarıya rağmen resim, fotoğrafları kaldırmadığınız zaman hukuki işlemler başlatılıyor. Buna paylaştığınız videolarda dahil. Ben ücretsiz, ticari amaç dışında kullanılabilir uyarıları olan sitelerden görselleri alıyorum. O yüzden siz de free, ücretsiz yazan sitelerden görsellere ulaşın. Benim yararlandığım site Wallcoo masaüstü resimleri, takvimlerin olduğu bir site Kategori yazan kısımda istediğiniz resimlere ulaşabilirsiniz. Ya da benim gibi yazınızın görsellerini çizin başka çaresi yok. Wallcoo sitesi için TIK!

Sahipsiz Cümleler

12 Ocak 2014

Kaldırdığım Ağrılık Artıkça Özgürlüğüme Yaklaşıyorum

Şimdiye kadar kendimden, hikâyelerden bahsettim, yazdım durdum.  Bu sefer tatlı birini tanıtacağım size. Bu bloğumdan önce eski bir bloğum vardı benim kapattığım. Oradan tanırım Sibel’i.  Facebook da arada sohbet ederiz, genellikle takip ederim paylaşımlarını yaşam dolu, zekice paylaşımları hoşuma gider Sibel’in. Artık pek kullanmıyorum ama olsun arada takip ediyorum arkadaşlarımı.

Sibel on yıl önce kendisini halsiz hisseder, hastalanır ve bacaklarının tutmadığı günlere uyanır. İlk zamanlar tekrar yürüyebileceğini düşünüp geçici bir hastalık gibi gördüğünü söyler. Türk filmi gibi değil mi? Sibel öyle hayat dolu bir kız ki ve öyle azimli engelli halterinde il birincisi oldu. Ve ilk önce Türkiye sonra Dünya birinciliği için sürekli antrenman da. Bunu ameliyat masrafını karşılamak için yapıyor üstelik. Bir umut var kök hücre nakliyle tekrar eski sağlığına kavuşabilir. Bunun için yurt dışında ameliyat olması gerekiyor.

Benim çok büyük bir katkım olamayacak ona, ama burada izniyle kendisinden bahsetmek istediğimi söyledim. Belki bir kıvılcım olur, belki birileri duyar Sibel’i. Duymasa bile belki Sibel’e bakıp utanabiliriz kendimizden. O bütün zorluklara rağmen mutlu bir şekilde yaşamına devam ederken, istediklerini yaparken. Çoğumuzun bir şeyler yaparken bahane bulmamız acınası. Şimdi Sibel’i engelli biz mi? 

Sibel bana, demirin perisi diye seslenecekler diyor.  Onu gazeteler de, televizyon da haberlerini izleyeceğiz inşallah güzel haberlerini okuyacağınız.  Başarsa da başarmasa da biz onu alkışlayacağız ve Demirin Perisi diyeceğiz ona. Gazeteye verdiği röportajı okumanız için TIK!

Sibel'e mail adresinden ulaşabilirsiniz: sibell.21@hotmail.com


Sahipsiz Cümleler

11 Ocak 2014

Bir Balık Sevdim, Hiç Dokunmadan

"Boynuma sarılma gülüm, benden sana geçer ölüm" diyordu şair. Doktorlar hastalığından dolayı sevdiğiniz kişiye dokunamayacağınızı söylerse ne yapardınız. Biliyorsunuz şairin dediğin tam tersine siz ölmeyeceksiniz, dokunursanız aşkınız ölecek. Ya dayanamayıp yanlışlıkla dokunursak, ama o ölürse siz de yaşayan bir ölü olacaksınız.

Sevdiğiniz yanı başınızda ona dokunamıyorsunuz, nasıl bir azap olurdu.  Sevdiğinize sarılamamak, ona dokunamamak, canın yanar izah edemezsin, anlatmazsın o kalbindeki koru, acıyı yanar yanar yanar ve kül olup sonunu hazırlar yürek. Sarılıp kokusunu içine çekemezsin, omzuna başını koyamazsın, sarılıp uyuyamazsın. Sevdiğinizi sadece gözünüzle, yüreğinizle seversiniz. Ya da sevdiğiniz kişinin sizi gözleriyle, yüreğiyle sevmesi belki de en güzel sevme biçimlerinden birisidir.

Sadece hastalıktan değil, sevdiğinizi bilemediği için dokunamıyorsunuzdur, sevdiğiniz kilometrelerce uzaktır sizden ya da yanı başınızdadır ama kalben sizden uzaklaşmıştır artık gözleriniz bile dokunmuyordur birbirine.

(Kaynak: Free Picture Wallcoo)

Ama yine de dua edersiniz, ona dokunacağınız, elini tutacağınız, yanaklarını okşayacağınız, gözlerinizle birbirine dokunacağınız günü beklersiniz sabırsızlıkla. Belki de olmayacak duaya amin demektir bizimkisi. İnsani bir istektir sevdiğine dokunmak. Sadece aşık olunan kişiyi kastetmiyorum, anne, baba, kardeş, belki sokakta gördüğünüz küçük köpeciğe bile dokunarak sevginizi aktarmak istersiniz. Annenize sarılırsınız, kardeşinizi uyurken öpücükle uyandırırsınız ya da sokakta gördüğünüz köpeği benim tabirimle mıncıklarsınız. Böylece hissettiğin duygunun somut tarafını tamamlarsın.  Hele dokunduğunuz kişi aşık olduğunuz kişiyse aynı anda birçok duyguyu bir anda yaşarsınız.

Yoksa İskender Pala’nın dediği gibi; aşkı öldüren şey midir, dokunmak.

“ Karşılıklı oturmak, şiir okumak, sevdiğiniz müzikleri dinlemek, belki de birlikte yemek yapmak güzel şeylerden bahsedip gülmek ve asla iffet sınırının ötesine uzanmamak.”
“ Aşk bakmakla güzelleşir, konuşmakla zenginleşir ama dokunmakla bozulur.”

Dokunmak aşk büyüsünün bozulmasıdır.  Belki unutulmayan aşklarda bu aşklardır.

Bir balık sevdim hiç dokunmadan
asla ama asla dokunamayacağım
büyü bozulmasın diye!..


Sahipsiz Cümleler

4 Ocak 2014

Hafta Sonu Perisi


Size en yaramaz perimi gönderiyorum. Hafta sonu size eşlik edecek. Yalnız siz ondan bir şey dileyemezsiniz, bu perim kafasına buyruk. O ne yaparsa sizde onu yapmak zorundasınız. Çocuksu bir peri olduğu için başınıza iş açabilir, bazen başıma açtığı gibi. Ne mi olabilir? Çevrenizdeki insanlar tarafından deli diye nitelendirilebilirsiniz sadece,  o da çok mühim değil canım. Sizin yanınıza geleceğine çok sevindi. Şimdi sen blogcanlara abuk sabuk şeyler yaptırırsın dedim. Biraz mızmızlık etti ama anlaştık. Küçük bir liste oluşturduk.

Mutfaktan annenizin bulaşık deterjanından çalıp bir kapta sulandırıp kalemle balon şişirmeler.
Marketten bonibon, eti cin, eti puf, jelibon alıp yemeler.
Ekmeğin üzerin salça sürüp yemek, annenin yemeğine burun kıvırmak, anne yoksa yaptığınız yemeğe burun kıvırmalar.
Bisiklete binip tur atma. Havanın güzel olması temennisi ile.
Güzel bir notlar yazıp, gittiğiniz sokakta arabaların camlarına, oturduğunuz banka. Bir GÜLÜMSE sözü bile gülümsetecektir insanları ya da şanslı kişiyi.
Puding yapıp, kilo alma kaygısını bir tarafa bırakıp tencereyi parmağınızla sıyırıp yemeler.
Yatağın üzerinde zıplamalar.
Boyama kitabı alıp, çizgiyi taşırmadan boyamalar.
Çizgi film izlemeler.

Güneşli, güzel, alışverişli, mis gibi kahvaltılı, eğlenmeli, gülmeli çocuksu hafta sonları. Üzmeyin Perimi emi! İki gün sonra gönderin.

Sahipsiz Cümleler