11 Ocak 2014

Bir Balık Sevdim, Hiç Dokunmadan

"Boynuma sarılma gülüm, benden sana geçer ölüm" diyordu şair. Doktorlar hastalığından dolayı sevdiğiniz kişiye dokunamayacağınızı söylerse ne yapardınız. Biliyorsunuz şairin dediğin tam tersine siz ölmeyeceksiniz, dokunursanız aşkınız ölecek. Ya dayanamayıp yanlışlıkla dokunursak, ama o ölürse siz de yaşayan bir ölü olacaksınız.

Sevdiğiniz yanı başınızda ona dokunamıyorsunuz, nasıl bir azap olurdu.  Sevdiğinize sarılamamak, ona dokunamamak, canın yanar izah edemezsin, anlatmazsın o kalbindeki koru, acıyı yanar yanar yanar ve kül olup sonunu hazırlar yürek. Sarılıp kokusunu içine çekemezsin, omzuna başını koyamazsın, sarılıp uyuyamazsın. Sevdiğinizi sadece gözünüzle, yüreğinizle seversiniz. Ya da sevdiğiniz kişinin sizi gözleriyle, yüreğiyle sevmesi belki de en güzel sevme biçimlerinden birisidir.

Sadece hastalıktan değil, sevdiğinizi bilemediği için dokunamıyorsunuzdur, sevdiğiniz kilometrelerce uzaktır sizden ya da yanı başınızdadır ama kalben sizden uzaklaşmıştır artık gözleriniz bile dokunmuyordur birbirine.

(Kaynak: Free Picture Wallcoo)

Ama yine de dua edersiniz, ona dokunacağınız, elini tutacağınız, yanaklarını okşayacağınız, gözlerinizle birbirine dokunacağınız günü beklersiniz sabırsızlıkla. Belki de olmayacak duaya amin demektir bizimkisi. İnsani bir istektir sevdiğine dokunmak. Sadece aşık olunan kişiyi kastetmiyorum, anne, baba, kardeş, belki sokakta gördüğünüz küçük köpeciğe bile dokunarak sevginizi aktarmak istersiniz. Annenize sarılırsınız, kardeşinizi uyurken öpücükle uyandırırsınız ya da sokakta gördüğünüz köpeği benim tabirimle mıncıklarsınız. Böylece hissettiğin duygunun somut tarafını tamamlarsın.  Hele dokunduğunuz kişi aşık olduğunuz kişiyse aynı anda birçok duyguyu bir anda yaşarsınız.

Yoksa İskender Pala’nın dediği gibi; aşkı öldüren şey midir, dokunmak.

“ Karşılıklı oturmak, şiir okumak, sevdiğiniz müzikleri dinlemek, belki de birlikte yemek yapmak güzel şeylerden bahsedip gülmek ve asla iffet sınırının ötesine uzanmamak.”
“ Aşk bakmakla güzelleşir, konuşmakla zenginleşir ama dokunmakla bozulur.”

Dokunmak aşk büyüsünün bozulmasıdır.  Belki unutulmayan aşklarda bu aşklardır.

Bir balık sevdim hiç dokunmadan
asla ama asla dokunamayacağım
büyü bozulmasın diye!..


Sahipsiz Cümleler

18 yorum:

  1. ah iskender pala ne de güzel demiş..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dokunmanın aşkı öldürdüğünü düşünüyorum ben ya da bilmiyorum belki aşkın altında bile hayvansı içgüdüler var. Belki de aşk diye bir şey yok. Evlenince ya da birine sahip olunca insanların aşkı neden birden sönüveriyor. Çok karışık bu konu cevabını bulamadım... Ama hepimiz sonunda o büyüyü bozacağız.

      Bu arada nasılsın canım, iyi misin? Konuşmak istersen bir mail atmam yeterli, dinlerim seni

      Sil
  2. Yazış tarzını çok beğendim. Eski yazılarını da zamanla okumayı planlıyorum :)

    YanıtlaSil
  3. Ah ne kadar da doğru!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değil mi dokunarak aşkı öldürüyoruz.

      Sil
  4. Dokunarak ölmez aşk, bunu bahane edince ölür. Bende evlenmeden önce çok duymuştum bunu, hatta hep korkardım bu yüzden. Ama zamanla anladım ki, bu kişilere göre değişiyor. Aşkı yaşamak isteyen 20 yıl geçse de yaşar. Yeter ki isteyelim :) Karşılıklı oldu mu o aşk,öyle ha diyince bitmez, aksine daha da artar. Umarım sende aksini yaşarsın hemde en güzel şekilde :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ömür boyu sürsün hem de artarak :) İnşallah ben korkuyorum o yüzden ya biterse diye evlilik korkutuyor beni o yüzden.

      Sil
  5. Incir Reçeli'ni hatırladım. Birbirlerine dokunmadan seviyorlardı. Eğer fırsatın olursa mutlaka izle :)
    Ben 1,5 yaşında abla oldum, ailem beni sevmekten vaz geçmeden "ben büyüdüm, artık beni öpmenizi istemiyorum, dokunmayın" dedim. Sonra çevremde ki herkese dokunarak sevgi göstermeyi reddettim. Yılllar geçti, bir kızım oldu. Kızıma da dokunmadım, yaşına girerken çok hırçınlaşmaya başladığını gözlemledik. Bir pedegoka gittik, bizim kız çok hırçın dedik. Doktor gözlemledi ve hareketleri çok normal, nasıl vakit geçiriyorsunuz dedi ve konuşmalarımızın sonunda benim kızımla fiziksel temas kurmadığım anlaşıldı. Kadın sebebi budur, daha çok temas dedi ve ben de denileni yaptım :)
    Şimdi tam bir şirine :)
    Bence aşk için de durum aynı, ben dokumadığımı sevemem. Aşık olamam.
    Ama şu da bir gerçek, insanın kendine kalması gereken bir varlığı olmalı. Karşında ki seni hep merak etmeli. Insanın dokunulamayan yanları olmalı.
    :)
    Hayat hikayemi yazdım resmen :) bütün bunları bloğuma yazsam günün yazısı olurdu ama bana bu yazıyı yazdıran senin yazın.
    :)
    Kocamaaaan sevgiler
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vay ne güzel açıklama olmuş bu. Ben de ya dokunarak, mıncırarak gösteririm sevgimi :D Sana da kocaman sevgiler

      Sil
  6. Bir yakınlık belirtisidir dokunmak. bir insanın gerçekliğini kendi gerçekliğin yapmaktır. her zaman dokunmak insanı heyecanlandırır.Nasıl ki beyin gözlerle görür vücutta dokungaçlarıyla görür, tanır dünyayı.
    dokunurken yakınlığı hissettirirken bilhassa özel ilişkilerde şefkati yitirmemeli insan ve sevgiyi bitirmemeli.. Hayatta en korktuğun anlarda yanında olduğunu hissettirmenin mutluluğunu hep içine yayabilmeli bu eylem..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O zaman ne yapıyoruz sevdiğimize dokunuyoruz. Sevdiğimiz her şeye blogcanlar olarak ortak kararımız.

      Sil
  7. Dokunmak, tüketmeyecekse kişileri ve o en derin en saf duyguları dokunmalı insan çünkü, dokununca hissedersin tüm güzellikleri.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O zaman gerçek duyguyu içinde barındıran dokunmalar olsun diyoruz :)

      Sil
    2. Benim fotoğrafım niye gözükmüyor yorumda :D Her halde blogger dünyası beni çevrimdışı yaptı :D

      Sil
    3. Bu işaret sosyal medyada engelleme anlamına geliyor. Facete bile engelleme işareti bu :D Blog sana aşık oldu sen de yüz vermedin engelledi tabi seni :) :) :) Profil resimin, bannerın nerede gerçekten :D

      Sil
  8. Sevdiklerine dokunmakla basliyor tüm duygular bence ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Der ve noktayı koyarım yazıya diyorsun :)

      Sil