10 Eylül 2014

Anomi (2. Bölüm)

Anomi (1. Bölüm) TIK!

-Dünya da Medas’tan başka bir ülke. Diye fısıldadığında.

-Hanımefendi, odanıza götürmeliyim sizi, diyen kadının ince sesi gecenin sessizliğini bir bıçak gibi böldü.

Hızlı adımlarla önünde yürüyen genç kıza bakıp bir yandan da çevredeki evleri inceliyordu. Ağaçlarda, yerde, devasa mantarın üstündeki evler tamamıyla gül, sümbül, leylak gibi çiçeklerden oluşmuştu. Bir masal kahramanıydı sanki gizemli dünya da gezinen.

-Evler ne kadar ilginç.

Genç kız saçıyla oynamayı bırakıp, hızlı adımlarla ona bakmadan yoluna devam ederek:
-Onlar ev değil, oda. Herkesin bir odası var. Sadece uyumak için kullanıyoruz.

Kendisine verilen oda da yere serilmiş hasır. Testi içerisinde sudan başka hiçbir şey yoktu. Uzanıp bir müddet Medas’ta yaşadığı korkutucu günleri düşünmeye çalışsa da tamamen leylaklardan oluşmuş odasının rahatlatıcı kokusunda uykuya dalması uzun sürmedi.

Gün ağarmış, İnsanlar yemek hazırlıklarına başlamışlardı. Gece ağaca oyulmuş zannettiği merdivenler o kadar muhteşem bir şekilde tasarlanmıştı ki ağacın bir parçası zannetmemek elde değildi. Sarı, beyaz, pembe, mor, kırmızı çiçeklerden oluşan odalar, göz alıcı bir şekilde yapraklarındaki katrelerin ışıltısıyla hoş geldin diyorlar, göz kırpıyorlardı. Merdivenin başında onu gece odasına getiren genç kız zeytin tanesi gibi simsiyah iri gözlerini dikip:

-Melamis Usta sizi yemeğe bekliyor, diyerek yine geceki gibi çevik hareketlerle ortadan kaybolmuştu.

Yere serilmiş metrelerce uzun bir hasırın üzerine insanlar karşılıklı oturmuş, meraklı bir şekilde yine bedenini yukarıdan aşağıya süzmeye başlamışlardı. En fazla elli kişinin olduğu sofraya doğru yaklaşırken, kahverengi saçlı, sarı elbiseli küçük kız çocuğu, suratına bastırdığı ekmeği ağzından çekip:

-A! bu ablanın saçı pembe, diye bağırıp kahkaha atmıştı.


Küçük kız, büyük insanların bakışlarıyla söylediği cümleyi sesli hale getirmişti sadece. Bu insan kalabalığına ülke mi demeliydi yoksa bir topluluk mu? Fiziksel görünüş olarak insanlar kendisinden farklıydı. Siyah ve kahverengi saçlar, aynı şekilde siyah, kahverengi gözler. Güzel kadınlar, çirkin kadınlar, çirkin, yakışıklı erkekler. Kilolu, zayıf birbirinden görünüş olarak farklı insanlar. Şuan da emin olduğu bir şey varsa,  o da kendisinin bu insanlar içerisinde aykırı olduğuydu. 

Devamı sonra pisicikleeeer! :) Tamam bu sefer reklam uzun sürmeyecek :D 

Sahipsiz Cümleler

6 yorum:

  1. Cok güzel devam ediyor. Gelelim hatalara :)
    Ilk satirlarda tamamiyla kelimesini yanlis yazmissin.
    Gün agirmis yazmissin, agarmis olmayacak mi o?
    Bir de dizayn yerine türkce karsiligi olan tasarlanmis kelimesini kullanirsak tam oldu. Ay iyice hoca oldum bende yahu :) Ne olduysa gözlükten sonra oldu :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu eleştiriyi bir bloggerdan daha aldım. Yazıların desteklenecek derecede güzel imla hatalarını da halledersen, şeklinde tamamiyle aynı cümle olmasa da. Hemen bakıyorum canım dediklerine. Yazımın sonuna not olarak eklemiştim hatalarımı söyleyin diye, sonra sen geldin aklıma nasıl olsa Ahu dile getirir, yazı da kalabalık yapmasın diye sildim. :)

      Sil
  2. Ayrıntılar çok hoş olmuş, kırmızı çiçeklerin üstündeki katre taneleri gibi.. (:
    Ama reklam arasını uzun tutunca ilk bölümü yeniden okudum. (:
    Nasıl bir kabile bu, hemen ırkçılığa başlamışlar?
    (:

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. haklısın biraz uzun tuttum ben bile unuttum yazdığımı sizin unutmanız gayet normal.

      Sil
  3. Betimlemeleri çok beğendim.Çok güzel bir hikayeye benziyor :)

    YanıtlaSil