15 Eylül 2014

Anomi 3

Not: Çok bekletmek ve uzatmak istemedim. Yazılı olan metni tamamını paylaştım. Böyle paylaşım yapmamın nedenini bundan sonra bir tane daha bir paylaşım yapacağım bugün.O yazının sonunda açıklarım. Bu uzun yazıyı okuyanlara şimdiden teşekkürler. 

Anomi (1. Bölüm) TIK!

Anomi ( 2. Bölüm) TIK!

Yaşlı adam başıyla işaret edip karşısındaki kendisi için ayrılan boş alana oturmasını istemişti.. Sofraya oturur oturmaz, herkes bakışını üstünden çekip kaşıklara, çatallara sarılmıştı. Çıkan tek ses kaşıkların, çatalların tabaklara değerken çıkardığı ses ve ağız şapırtılarından başka bir şey değildi. Bir müddet şaşkınca insanları izledikten sonra, garip görüntülü yemeğin tadına baktı. Şuana kadar böyle güzel bir tatta yiyecek yememişti.

-Bu nedir, acaba? Diye sorduğunda. İnsanlar şaşkın bir şekilde başını kaldırıp, bir müddet ona baktıktan sonra kalabalığın büyük çoğunluğundan kahkahalar yükselmişti.

Melamis Usta elini havaya kaldırıp bu kadar yeter mesajı vermişti insanlara. Garip şekilde bu yaşlı adam ne derse insanlar karşı çıkmadan her dediğini yerine getiriyorlardı. Melamis Usta gözlerini gözlerinin içine dikerek:

-Garip bir kızsın. Medas’ın varlığından haberdarız. Onlarda bizden haberdar, halkı her ne kadar bilmese de. Biz senin, sizin gibilerin düşmanıyız ve sen düşmanımızı daha yakından tanımamızı sağlayacak bilgileri bize verecek önemli bir anahtarsın.

Genç kız, içtiği tatlı sıvıyı yuttuktan sonra:

-Neden, anlamıyorum. Düşman olmamızın nedeni…

Genç kız cümlesini tamamlamadan Melamis Usta sözünü bölüp:

-Düşmanız çünkü geceyle gündüz gibiyiz, düşmanız çünkü nefretle aşk gibiyiz. Uzun süre önce insanlar büyük bir savaş içerisine girdiler. Bir grup insan doğaya karşı zarar verecek teknolojinin karşısında yer aldılar, bir kısmı teknolojiyi tamimiyle reddettiler, bir kısmı da teknolojiyle bir bütün oldular. Teknolojiyi tamamiyle red eden insanların çoğu bu hayata tutunamadı hatta bu insanların tamimiyle açlık, hastalık ve çevresel koşullardan ve Medas’ın Dünyadaki insanları yok etmek için yaydığı ‘Iyoce’ virüsünden dolayı yaşamlarını kaybettiler. Biz teknolojiden belirli düzeyde yararlanılmasının gerektiğini savunan insanlarız. Teknolojiden yararlanmasaydık, Dünyanın, Medas’ın cellatlığından kurtulmamız mümkün değildi. Benim yönetimimde yetmiş kişilik grup var. Pisa buradan ibaret değil, gruplara ayrılıp teknolojiyle elverişli hala getirebileceğimiz topraklara, alanlara yerleşiyoruz. Uzun süredir, bu ülkelerin yönetimleri birbirine müdahale etmiyordu. Fakat son dönemlerde Medas’ın Pisa’yı aradığına dair duyumlar alıyoruz.

- Benden de Medas ülkesini ve Medas’ın neler planladığını öğrenmek istiyorsunuz.

- Evet. Melamis Ustanın ismini bilmediği için evetin sonuna sıfat getirmeye çalıştığını fark eden genç kız:

- İsmim, İnu. Pembe renkli efsanevi bir çiçeğin adıymış. Saçımda pembe olduğu için bu adı uygun görmüşler bana.

Melamis Ustanın yanından hiç ayrılmayan adam, pembe saçına dikkatlice bakarak ilk defa sesini çıkartıp:

- Tuhaf olan şeylerden birisi de o zaten.

Melamis söze girerek:

-Rey, Pisa’nın teknoloji besinini sağlayan kişidir. Yediğimiz yiyeceklerden, kaldığımız odalarımıza kadar Pisa’nın kalbini elinde tutan adam.

Rey gülümseyerek:

-Biz teknolojiyi hayatta kalabilmek için kullanıyoruz. Sizin gibiler ise Dünyayı yok etmek için teknoloji kullanıyorlar. Siz teknoloji ile yok ediyorsunuz biz de yok ettiğinizi teknoloji ile tekrar geri getiriyoruz. Yediğiniz patatesin tadını ve adını bilemeyecek kadar doğadan uzaklaşmış insanlarsınız.

İnu, başını öne eğip:

-Haklısınız patatesin adını biliyorum, görüntüsünü de ama ilk defa tadıyorum. Sizin oda olarak kullandığınız çiçeklerin, bitkilerin ve yiyeceklerin sergilendiği müzelerimiz var. Hepimiz görüntü olarak neye benzediklerini biliriz, kokularını da biliriz. Geliştirilen yöntemle var olamayan ya da imitasyon bir nesnenin gerçeğine yakın kokusunu alabiliyoruz. Yemek ihtiyacımızı ise günde bir defa aldığımız sıvılarla karşılıyoruz. Hazırlanan sıvılar dışında bir ürün tüketmeniz yasak,  ayrıca öyle bir ürün var olmadığı için tüketemezsiniz de.

Diğer kadınlardan güzelliyle fark edilen yeşil gözlü kadın söze girerek:

-Peki Medas’taki kadınların hepsi senin gibi mi? Böyle güzel; ama tuhaf.

-Evet, Medas’ta, Pisa’daki gibi farklı fiziksel ölçüdeki bayanlara hatta erkeklere rastlamanız mümkün değil. Bütün bayanlar, erkekler zayıftır, güzeldir, yakışıklıdır, uzundur ve hepsi sağlıklıdır.

Rey:

-Bu tabiki teknolojik yöntemlerle mümkün oluyor.

-Evet. Medas ülkesinin genel kuralları var. Bebek ana rahimdeyken genetik değişiklikleri yapılıyor. Medas çirkin, kusurlu,  aptal ve hasta bir insanın doğmasını kabullenemez. Bütün bunları önlemek için Medas’ta doğum öncesi ilk tedbirler alınır. Ailelerde istedikleri şekilde bebeklerinin genetiğinin değiştirilmesi üzerinde söz hakkına sahiptirler, tıpkı benim saçımın pembe olması gibi.

Kalabalığın içinden kimden geldiği belli olmayan bir ses:

-Kim çocuğunun saçının pembe olmasını ister ki?

İnu:

-Bu kadar benzerliğin içinde insanlar farklılık yarışı bu şekilde giriyorlar. Kimisi yeşil kıvırcık saç, kimisi mavi saç. Belli bir süre sonra bunlarda sıradanlaşıyor. İnsanlar bu benzerliklerinden kurtulmak için farklı arayışlar içerisine giriyor.

Rey elindeki çatalı bırakıp:

-Büyük ihtimalle işte de çalışmıyorsunuz.

-Bizim yerimize robotlar yapıyor işleri.

Rey gülümseyerek:

-Boş vakitten daha çok olan şey nedir, sizin hayatınızda. Nasıl vakit geçiriyorsunuz?

-Sinir Bağlantı Atölyesinde çalışıyoruz çoğumuz.

-Sinir bağlantı?

Her ne kadar unutmak istediği Medas’ı anlatmak istemese de, insanların merakını gidermek için:

-Sinirlerimize bağlı, sinir dürtülerimizle çalışan sanal ağ. Hem ürettiğimiz robotların sorunlarını gideriyoruz hem de üç boyutlu bu sanal dünya da istediğimiz kişiliklere, kimliklere bürünüp yaşayabiliyoruz, iletişim kurabiliyoruz. Beyninize yerleştirilen ciplerle hafıza kapasitenizi daha da artırıyorsunuz. Ya da unutmak istediğiniz bir şeyi, rahatlıkla beyninizden silebiliyoruz.

Adının Titan olduğunu öğrendiği yeşil gözlü bayan:

-Şuna vakit öldürüyoruz desenize. Ne kadar sıkıcı bir hayat.

Melamis uzun süren sessizliğini bozup:

-Asıl merak ettiğim senin Medas’tan neden kaçtığın.

-Mükemmellik. Her şey o kadar mükemmel ki. Ne aradığı mı bilmiyordum, ama uzun süredir tek hissettiğim şey tarif edilemez boşluktu. Bu düşüncemden kimseye bahsedemezdim. Ani bir şekilde ‘duygu odasına’ götürülüp duygularımı kontrol eden cip takılırdı büyük ihtimalle. Bir tuşa bağlı olan duygu durumunuz. Medas’ta mutsuz olan, psikolojik rahatsızlık yaşayan insan görmeniz neredeyse imkânsız.

İnu, üzerindeki giysisini sıyırarak karındaki kapsülleri gösterip:

-Vücuduma bağlı olan ilaç kapsülleri, size gösterebileceğim somut şeylerden biri. Sağlık İzleme Merkezinde vücudumuz sürekli kontrol altındadır. Vücudumuzun ilaca ihtiyacı olduğunda, sağlık merkezinde uyarı sistemi devreye geçer ve bağlı kapsüllerden gerekli ilaç tenimiz aracılığıyla kanımıza karışır.

Melamis:

-Medas’tan kaçma nedeninin sadece mükemmellik olmadığını düşünüyorum. Bir şeyler saklıyorsun bizden.

İnu, bir süre sessiz kalıp:

-Mükemmellik o kadar ileri boyutta ki çocuklar doğdukları andan itibaren ailelerinden koparılır. Ailelerin ay da bir gün çocuklarını görmelerine müsaade edilir. Çocuk Eğitim Merkezinde robotlar tarafından en uygun eğitimle büyütülür çocuklar. Ailelerin çocukların eğitimdeki yetersizlikleri böylece giderilmiş olur. Aynı şekilde Eşleşme Merkezleri bunun gibidir. Kişisel özelliklerin yanında genetikleri mükemmel bir şekilde uyum gösteren insanların çift olmasına izin verilir. Siz eşinizi seçemezsiniz, sizin yerinize Medas’ın robotları belirler. Yalnız bu kadar mükemmelliğe rağmen son dönemlerde Medas’ın büyük bir sorunu var. İnsanlar artık yarı robot, bir kadının çocuk doğurması imkânsız hale geldi. Oluşturdukları insan bedeninden bağımsız yapay rahimlerle teknolojik ortamlarda Medas’ın neslini devam ettirmeye çalıştılar; fakat bütün denemeler başarısızlıkla sonuçlandı. Rahim sorunu yaşamayan birkaç kadın kaldı ve o kadınlar Kulukça Merkezlerinde Medas’ın neslini devam ettirmek için kullanılıyor. O kadınlardan biri de benim.

Melamis, ürkmüş bir şekilde ayağa kalkıp

-Medas’ın neyin peşinde olduğu şimdi anlaşılıyor. Pisa kadınlarının peşinde. Medas’ın bizi bulması an meselesi. Şu kadının üstünü iyice inceleyin. Gerekirse vücuduna yerleştirilmiş cipleri bul, Rey.

Pisa halkının uzun süren toplantısından sonra verilen karar. İnu’nun Pisa ülkesinden çıkarılmasıydı. Her ne kadar ilkel görünseler de teknolojik olarak Medasla yarışacak güce sahiplerdi. Uzun süre Medas’tan gizli kalmayı da bu sayede başarmışlardı. Ülkenin yerini n tespitini engelleyecek bir teknoloji. Görünmezlik. Fakat, İnu’nun vücudunun herhangi bir yerinde bulunan cip Medas’ı buraya çekebilirdi.

Birden küçük toprağı inleten bir ses ortalığı kapladı, anlaşılan çok geç kalınmıştı. Koyu gölgeler yerleri kaplamaya başlamıştı çoktan. Gölge Şövalyelerinden haberdar olmayan Pisa haklı, şaşkınca yerdeki karartıların ne olduğunu anlamaya çalışıyorlardı ve artık hiç kimsenin yapabileceği hiçbir şey yoktu. Kadınlar, erkekler ayırt edilmeden gözlerinin önünde öldürülüyordu. Binlerce gölge kendisini teğet geçip bu yaşanan anı ısrarla görmesini istiyordu. Melamis Usta, Rey, Titan, pembe saçına kahkahalar atan küçük kız hepsinin bedeni kanlar içerisindeydi.

Medas, Pisa kadınlarının peşindeyse neden kadınları da öldürüyordu. İnu’nun kalbi suçlulukla beraber tarif edemeyeceği bir acı içerisindeydi, sanki kalbini iğne deliğinden zorla çekmeye çalışıyorlarmış gibi.

–Hepsi benim suçum, hepsi diyerek.

Gözlerini kapatıp yere doğru çömeldi. Uzun bir müddet insanların bağrışmalarını, ağlayan çocukların seslerini duydu. Gözlerini kapalı tuttu, taki daha şiddetli bir ses ve sarsıntı ortalığı kaplayana kadar.

Yerlerdeki toprak zemin, çiçeklerden odalar kayıp olup yerini metal bir zemin almıştı. Çevresindeki binlerce parlak ışığa gözlerini kısarak bir müddet baktı. Parlak ışığa alışan gözleri binlerce insanın onu izlediğini gördü. Alkışlayan, bağıran binlerce insan.

-Muhteşem, süpersin, salak seni, aptal!

Şaşkınca çevreye bakarken parlak ışığın içinde bir gölgenin kendisine doğru yaklaştığını gördü.

-İnu, harika bir gösteri izledik sayende, eğlendirdin bizi. Müthiş bir tiyatro izledik hem de yeni robotlarımızı denemiş olduk. İnsanlardan hiçbir farkları yoktu değil mi?

Bu ses, bu tanıdık ses Morma’nın ta kendisiydi.

- Seyircilere dönüp:

-Bu kadar eğlence yeter mi ne dersiniz?

Alkışlar ve tempolu el vuruşları içinde. Medas halkı:

-Yetmez, yetmez!


Sahte bir dekor yaratılmıştı ve insanlar bu neredeyse tamimiyle bomboş olan vakitlerini İnu’nun kaçmasıyla birlikte beş gün süren Realiyt şovunu izleyerek ve bahisse girerek geçirmişlerdi. Morma planını mükemmel bir şekil de uygulamıştı. Fakat Medas’ın planlamadığı bir şey vardı. Dünyaya zarar veren teknoloji karşıtı ve teknolojik olarak kendisinden üstün, Dünya’nın iyiliği için Medas’ı yok etmeye yeminli Zizan ülkesinin varlığından haberdar olmamalarıydı.

Sahipsiz Cümleler

12 yorum:

  1. =) sende amma bilim kurgucu çıktın he, izlediğim bir yığın film sahnesi geçti aklımdan =D güzel kurgulamışsın, sonu şaşırtıcıydı hihih

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) ben pek bilim kurgu izlemem. Ama insanların ileri de birbirlerinin fotokopisi gibi olacağını ve gittikçe mutsuz, robotlaşmış bir halde olacaklarını düşünüyorum. Şimdi kırgın olmak, acı çekmek vb. insani duyguların bile değeri var bence.

      Sil
    2. Avatar, Suretler, Elysium, Matrix, Sil Baştan (Eternal Sunshine of the Spotless Mind), İ robot, Terminator ve okurken sahnesi aklımda canlanan ama şimdi ismini yazamadığım bilim kurgu filmlerinde hep bu konular işlenir =) sakın yanlış anlama esinlenmiş ya da kopyalamışsın demiyorum he, benim aklımda bu filmler canlandı sadece =) Bu filmlerde ya hafıza silme ya iyileşme yaşlanmama ya da sahte hayatlar söz konusu. Teknolojinin esiri olunmuş hayatlar !

      Sil
    3. Bir tek Avatarı izledim. Olabilir, esinlenme. Klasik konulardır bunlar. Önemli olanda farklı bir şey düşünebilmek. O kadar da yetenekli değilim :( Benimki de benzemiş olabilir dediğin gibi. Ben alınmam ya böyle şeylere. Aynen ama ben ileri de gerçekten böyle oalcağını düşünüyorum. Şimdi bile teknolojinin esiri olmaya başladık.

      Sil
  2. Gerçekten çok güzel olmuş.Hayal gücün çok geniş :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Ama biraz daha genişlemesi lazım. Böyle yaparak gerçekten iyice kopacağım ben. :)

      Sil
  3. Bu ne kizim ya. Fantaziye bak :)

    YanıtlaSil
  4. İnsan genom projesini öğrenir öğrenmez bu hikaye aklıma geldi ve durumun ne kadar ciddi olduğunu anladım :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nasıl varlıklar olacağız ileride acaba tabi biz görebilirsek. :)

      Sil
    2. Eğer böyle bir şey olacaksa ben görmemeyi tercih ederdim.

      Sil
    3. Ben de görmek isterim açıkcası.

      Sil