19 Ekim 2014

Paradoks


Not: Hikayenin okunma sayısı düşük kalmış. Okumayanlar için tekrar paylaşmak istedim.

Sonsuz, Su ve Dondurmadelisiyle hikayemizi tamamladık. Şöyle hikaye çıktı ortaya. Lafı fazla uzatmamak en iyisi sanırım. Aşağıda uzun bir yazı sizi bekliyor. 

Bir yürekte iki kişi barındırılır mı?  Yürek midir seven akıl mı? Kalp naklinde aşklarda nakil oluyor mudur peki. İnanır mısınız, bu soruyu günlerce sordum kendime. İki kişiyi barındırıyordu kalbim ya da aklım bilmiyorum.  Akıl ve kalp cenge tutuşmuştu bedenimin her hücresinde.  Bu davranışımdan dolayı, çoğuna göre sevginin ne olduğunu bilmeyen maymun iştahlının tekiydim.  Buzdan bir kalbe sahiptim hiçbir ateşin eritemeyeceği. Sevmenin limiti yoktu biliyordum, fakat göz önünde bulundurulması gereken bir sadakat vardı.  Hem öyle söylenmişti şiirlerde, romanlarda, şarkılarda bir kalpte iki kalp yaşamaz diye.

Sonra tam sevmek nedir sorusunun cevabını aradım günlerce, kitaplarda, filmlerde, yüreğimin eski sayfalarında. Nesin sen, kimsin, in misin cin misin anlat kendini. Tam sevmek olsaydı insanlar ömrü boyunca sadece bir kişiyi severdi. Hani yürekte bir sevgi barındırılırdı. Siz bir yürekte iki sevgi barındırılmaz deyip, iki günde sevdiğini unutanlar, asıl sizin kalbiniz buzdan. Aklım ikisinden birini seçmemi söylüyordu, kalbime. Kalbim birini seçmeliydi ya da üç kalp birden ölecekti.

Adım Valerie, kalp kapakcığı ameliyatımdan sonra hayata bakış açım ve hislerim ileri derecede değişime uğradı, sevgilimi çok seviyorum fakat ameliyatımı gerçekleştiren doktoruma da fazlasıyla ilgi duymaya başladım, kalbimi ve hayatımı ona emanet etmem bu hislerin doğmasına neden oldu. Bundan dolayı kendimi cezalandırmak hatta acılar yaşatmak istiyorum, sevgilime bunu yapmaya hakkım yok, bunun bilincinde olmak acılarımı daha da arttırıyor. Perşembe günü kontrolüm var ama gidip gitmemem konusunda ikilemde kalmış durumdayım, Eric'e bahsetsem canı ne kadar da çok yanar. Ona hisssettirmemeliyim çünkü onu çok seviyorum, zeytin siyahı gözlerimi yeşillermişcesine seviyor ve bu çok hoşuma gidiyor. Sonuçta yeşil gözlü kadınlar daha ilgi çekicidir ama Eric için gözlerim dünyanın en güzel gözleri. Koyu kumral sakallarına yüzümü sürtmemi çok sever, kedi gibi  hissederim kendimi onun yanındayken, hiç üşümeyen, yaramazlıklar yapabilen minik bir kedi. Üniversitede başlayan ilişkimizle bu günlere kadar geldik, bu denli sevdiğim bir erkek varken Dr. Matthew'a beslediğim bu ilgi ve alaka da nerden çıktı. Eric'te bulamadığım ne vardı Matthew'da ?

3 Eylül Perşembe

Sabah uyanıp duş almak için banyoya girdi, Eric çoktan çıkmıştı. Duştan sonra aynada yansıyan yara izine baktı uzun uzun, beyaz tenine hiç yakışmayan bir yaraydı, Matthew'un düşüncelerini merak etti, bu haliyle de beğenilirmiydi acaba? Bu son kontrolü olacaktı, çok güzel giyinmeye karar verdi. Güzel bir iç çamaşı seçti üzerine, Matthew için aldığı boynunu açıkta bırakan siyah elbiseyi giydi, simsiyah olan küt saçlarını tamamlamak için minik inci küpelerini taktı kulağına, farklı arzular içindeydi, ameliyattan dolayı 2,5 aydır bir kaç öpüşme dışında hiç bir yakınlaşmaları olmamıştı Eric'le, ne istediğini bilmiyen genç kızlar gibi aynada boş boş bakakaldı kendine, bu hisler hiçte hoşuna gitmemişti, bir an tiksindi kendinden, kapkara iri gözlerinden yaşlar akmaya başladı, timsah göz yaşlarıydı bunlar. Matthew'a olan şehvet ateşini söndürmeye yetmeyen vicdan göz yaşları, akan rimelini tazeledi ve kontrolü için evden dışarı çıktı.

İçerdeki hastanın çıkmasını beklerken telefonu çaldı, arayan Eric'ti, telefonu cevaplandırmadan çantasına geri koydu. Bir an sekreterle göz göze geldiler, sanki zihninden geçenler anlaşılmışcasına utandı Valerie, başını öne eğdi. Bir kaç dakika sonra sekreter masasından Dr. Matthew'un kendisini beklediğini söyledi, çok heyecanlanmıştı. Doktorun odasına geçti.


-Hoşgeldin Valerie nasıl oldun, daha iyisin değilmi ? Yanılmıyorsam bu son kontrolümüz,

-Evet Matthew,

-Bakalım nasıl olmuş kalbimiz,

Elbisesini üzerinden sıyırırken kalbi fırlayacakmış gibi atıyordu, steteskopla kalp atışlarını dinleyen Matthew,

-Ouvv bu ne? Neden bu denli hızlı kalp atışların, koştunmu ne yaptın buraya gelirken ya da yüksek oranda uyarıcı birşeylermi içtin Valerie?

Doktorun elini tutup göğsünün üstüne koydu Valerie,

-Bundan daha derin bir iz var kalbimde Matthew, diye sordu Valerie
Matthew Valerie'nin ne demek istediğini anlamış, yavaşça elini Valerie'nin göğsünden çekmişti.
Çalışma masasına geri döndü ve Valerie'nin karşısındaki sandalyede yerini almasını bekledi.
Valerie beklediği tepkiyi Matthew'den alamayica gözleri dolmuş bir vaziyette sandalyeye oturdu.

-Sen galiba ameliyatın etkisinden daha tam olarak kurtulamamissin. En doğrusu bir hafta sonra tekrar kontrole gelmen.

Valerie Matthew'in yanından ayrılırken Eric'e karşı kendini daha kötü hissetti ve yinede bir hafta sonra ki randevu gününe kadar nasıl bekleyeceğini düşündü.
Kalbinin atışı dahada hızlanmıştı sanki.

İki gün boyunca Eric'le vakit geçirirken aklı hala Matthew'deydi.
Kendine ameliyattan dolayı değiştiğini ve du değişim yüzünden Mathhew'e ilgi duyduğunu anlatmaya calissada, yinede dördüncü günün sonunda Matthew'in ofisine bir buket çiçek gönderdi.

Çiçeğin üzerinde ki notta şöyle yazıyordu:
"3 gün daha bekleyemeyecegim. Yarın akşam saat 8'de hastanenin karşısında bulunan Nightflys hotelinin lobisinde seni bekliyorum. Valerie"

Matthew yoğun bir günün ardından son kez odasına döndüğünde masasının üzerinde bulunan buketi şaşkınlıkla karşıladı .
Dr. Matthew heyecanlanmıştı, yüzünde aptalca bir gülümseme ..
Ertesi akşam, hastane kapısından çıkarken arkadan bir ses:
-Matthew, diye seslendi.
-Valerie. Hotel'de buluşmayacak mıydık?
-Evet.(kısa bir sessizlik) Biraz yürüyelim mi?

Nasılsın, neler yapıyorsun muhabbetlerini yaparak yürüdüler.Daha sonra ikisi de sustu.Söze başlayan Valerie oldu.

-Nasıl oluyor anlamlandıramıyorum, seni bana çeken bir şeyler var. Aşk mı, dostluk mu, tarif edemediğim bir his. Gün içerisinde o kadar sık aklıma geliyorsun ki, ameliyata girdiğim gün, en son kontrolde kalbime dokunuşun, hep içimdesin Matthew..

-İtiraf etmeliyim ki geldiğin son kontrolden sonra aklımı sürekli kurcalıyorsun. O günden sonra sende benim aklımdasın Valerie.

Valerie bunları duyduğu için çok mutlu olmuştu. Matthew'in elini tuttu ve kendi kalbinin üstüne koydu.

-Hissediyor musun? dedi.

Matthew, Valerie'ye iyice yaklaştı ve öptü. O an içi cız etti Eric'i düşündü ve kendini geri çekti. Kısa bir sessizlikten sonra, sessizliği bozan Matthew oldu.

-Bir şeyler içelim mi ne dersin?

Valerie'nin aklında Eric vardı, vicdan azabı duyuyordu ama Matthew'in yanında olmak hoşuna gidiyordu ve onunlayken mutluydu, başını onaylarcasına sallayarak otele doğru bir şeyler içmek için ilerlediler.

Valerie aniden durdu, gördüklerine inanamıyordu.
Eric, Valerie'nin kız arkadaşı Lessie'i öpüyordu, en son boynundan öptü ve bir taksiye bindirip, gönderdi. Eric ise taksinin gittiği istikamete doğru yürümeye başladı.
Valerie aldatılmıştı, kendisi de Eric'e aynısını yapıyordu halbuki ama ağır gelmişti hem de çok ağır..

Matthew şaşkın bir şekilde Valerie'ye ne olduğunu anlamaya çalışıyordu ama Valerie açıklama yapmadı.

-Hadi içeri girelim, Matthew.

Bir şeyler içip daha sonra odaya çıktılar. Valerie'nin içinde Matthew'e duyduğu tarifi karmaşık ama güzel olan histen çok Eric'ten intikam alma düşüncesi vardı.

O gece Valerie, Eric ve doktor Matthew için bundan sonraki karmaşık hayatlarında bir başlangıç olmuştu..

Kalp mi akıl mı?

Kalpti seven..
Kalp her zaman bir adım öndeydi.
Severken de , nefret ederken de, intikam aldığını düşündüğünde de.

Ya akıl?
Akılda bir adım öndeydi..
Neyde mi?
Aldatma da..
Bir insanı aldatma; bir başkasını öpmekle veya bundan daha ileriye giderek olmuyordu. Aldatma beyinde başlıyordu.

3 kalp birden ölecekti henüz haberleri yoktu...

Sonsuz, Su, Dondurmadelisi, Anarşi

8 yorum:

  1. Bu uzun hikayeyi okuyanın alnını getirin bana.. öpüciğimm :D Hepinizin eline, yüreğine sağlık!.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hahahaha... öncelikle size çok çok teşekkür ederim vakit ayırdınız, yalnız bırakmadınız. Bir de şimdiden sonuna kadar bu yazıyı okuyacaklara teşekkür ediyoruz :D ama merak ederler okurlar yani.

      Sil
    2. Biz teşekkür ederiz asıl, sayende kendi adıma konuşayım sınırlarımı ne kadar zorlayabilirim onu görüyorum. Sürükleyici oldu bence de okurlar :)

      Sil
  2. hepinizin yüreğine sağlık :)

    YanıtlaSil
  3. heeey çok güzel olmuş hiç sıkmıyor sonuna kadar heyecanla geldim ellerinize sağlık:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle bir yorum almamız iyi oldu, yazının uzunluğundan dolayı endişeliydik biraz. :D

      Sil
  4. Aneemmm ben bu hikayeyi nasıl atladım nasıl görmedim yahu? Çok güzel olmuş ellerinize sağlık da.. EEee ya devamı? Bekliyoruuuz, hadiii ;))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fıstık gibi hikayeyi kaçır sen :) Pazartesi günü başlayacağız bekleyin! :)

      Sil