22 Ekim 2014

Pisi Pisi Psikoloji

Merhaba, pijamasını, pofuduk terliklerini giyip patlamış mısırla gündüz vakti, hafta içi demeden film keyfi yapan genç kız. Merhaba, oğlum vize sınavları yaklaşıyor deyip “ yumurta kapıya dayanıncayı” hayat felsefesi edinmiş, sınava bir gün kala ders çalışan üniversiteliler. Merhaba, girdiği depresyondan dolayı istenmeyen tüyleriyle gezen Hüsamettin dayı, uuupps! pardon genç kadın. Merhaba, patlıcandan reçel yapan teyze.

-Teyze Allah’ını seversen sen ne yapıyon ya?

Merhaba, bu deli ne anlatacak diye merakla yazımı okuyan pisicikler. Havalı bir giriş yapalım dedik. Hani böyle moda oldu ya blogta seslenmeler. Böyle bir girişle ne anlatabilir Özlem. Tabiki psikoloji. Başlıktan da belli zaten. İyi de niye açıklamasını yapıyorsun ki.

Sormayın pisicikler derdim çok böyük çok. Yakında bloğa girdiğinizde. Şu yazıyı görürseniz şaşmayın.

Depresyona gittim. Gelecem.

Hani esnaflarımız yazar ya. Kapısına gelen müşteri neden kapalı ya demesin diye. Cumaya gittim gelecem.

Baktım işler sarpa sarıyor. Ben her şeyi derinlerde, uçlarda yaşayan bir insanım. Valla depresyonu da en dibine kadar yaşarım. Öyle azıcık depresyon mu olurmuş. Sabah canım yataktan kalmak istemiyor, kahvaltı yapmak istemiyor.

Öyle diyorum, götürüyorum valla.

Şuraya yazı yazmak bile istemiyor, derken. Kalk Özlem kalk. Böyle olmayacak dedim. Bugün sabahın altısında kalkıp yürüyüş yaptım ya la ( Ya la- Kayseri'ye özgü bir şive) Şimdi pisicikler bu durum bu aralar herkeste var. Sonbahar depresyonu muymuş neymiş. Ben psikolojiden pek anlamam. 20 kredilik psikoloji dersi alıp ve o derslerin büyük çoğunluğunda uyuyup, sonra sınav için hazırlanırken, bu derste anlatılmış mıydı ya, diyerek şaşkın surat ifadesiyle derse çalışan ben psikologluk taslayacak değilim. Ama öğrendiğim birkaç bilgi de işe yaramıyor değil hani. Biraz onlardan bahsedeceğin biraz da deneyimlerimden.

Şimdi şu yazıyı okurken.

-Ay ben hiç depresyona gireceğimi sanmıyorum

Diyen şahıs. Sen girmezsen o depresyon sana öyle bir girer ki, hiç merak etme. Depresyon hormonal bir şeydir. Ay dur ya ben bir depresyona gireyim diye hiçbir insan depresyona girmez.
İki tane zımbırtı var beyinde. Bu zımbırtılar azalınca ya da dengesiz bir şekilde çoğalınca depresyona giriyorsunuz. İşte tanıştırayım:



Ben bunlara kısaca Sera ile Emin diyorum. 

-Nasılsın Özlem?
-Hiç sorma ya Sera ile Emin gitmiş.
-Ne saçmalıyon kızım ya?
-Seratonin, dopamin hormonlarım yok kayıp diyom.

Bunlar benim beynimde aşna fişne çevirip, mercimeği fırına sürmedikleri yetmediği gibi. Bir de tatile çıkmışlar. Aradım, ne zaman geleceksiniz diye.

-Sen zaten biz varken de yeterince çatlaktın. Geleceğiz işte zırp pırt arayıp tatilimizi bölme dediler.

Gerçi haklılar sanki. Onlarsız da fena idare etmiyor değilim hani. Ben de Geldiniz geldiniz, yoksa kapı dışarı ederim sizi diye bir de tehdit çaktım. Tutuştular tabi. Bugün, yarın gelirler eli kulağında. (O değil de ne ilginç deyimlerimiz var ya Elini kulağında ne? )

Normal bir insan değilim. Bunu laf olsun diye söylemiyorum, gerçekten normal bir insan değilim.  Rahatsız mıyım, bu halimden yok gayet memnunum. Manik, depresif hal arasında bir haftadır öyle bocaladım ki. Valla normal değilim derken, normalmişim ben dedim.

Normal insan. Mutlu ve üzüntülü hali ölçülü bir şekilde yaşar. Tıpkı bu tablodaki gibi.


Ve benim bir haftadır halim. 

Boş yere uçlarda yaşıyorum demiyorum.

Aşırı üzüntü, aşırı gülmek sorunlu olduğumuza işarettir. Tabi her güleni de manik olarak görmeyin. Manik insanları şöyle anlatabilirim. Yakının cenazesinde gülmeye başlayan insan gibi. O kişinin yaşadığı sıkıntı o an da manik halde ortaya çıkıyor. Yani hepimizin Manik ve depresif halleri olmuştur. Kiminde uzun sürüyor kiminde kısa.

Ağlamak, gülmek, üzülmek, insana özgü bir şey pisicikler. Ağlamak zayıflık değil, üzülmek zayıflık değil, depresyona girmek zayıflık değil, gülmenin güçlü olmak anlamına gelmediği gibi. O yüzden bu aralar çevremdeki insanların ortak şikayeti olmuş durumda olan depresyondan ve ne yapabileceğinizden bahsetmek istedim. Ben mevsimsel geçişlere fasa fiso bunlar derdim, ama cidden mevsimsel geçişler hormonal değişiklikler üzerinde etkili olduğunu düşünmeye başladım. Neredeyse çevremdeki insanların yarısı aynı durumdan şikayetçi.

Peki ne yapabilirsiniz:

Günlük 1 saat yürüyüş yapın.
Su tüketiminiz azaldı değil mi? Bol bol su tüketin.
Meyve yiyin.
Ve eğer rutin bir hayatınız varsa. Monotonluktan sıkıldıysanız bir uğraş, hobi edinin.
Canım yemek istemiyor, yapmak istemiyorum demeyin. Canınız yemek istemese de zorla yiyin.
Yataktan gözleriniz kan çanağına dönmüş gibi kalksanız da zorla kalkın.
Gülmeye ihtiyacınız olabilir. Komedi filimler izleyin.
Ya da ağlamaya ihtiyacınız olabilir. Dram filimleri izleyin.
En önemlisi şunu unutmayın. Hayat çok kısa, zamanımız çok az. Belki bir saatlik ömrümüz bile yok. O yüzden:
Her şey yolunda deyin.

Kalbi kandırmak kolay; ama aklımızda pek saf bizim. Ne söylerseniz, düşünürseniz kanıyor. Hani bomboş bir arazi de yüksek bir kayaya çıkıp bağırdığınızda sesinizin size yankı olarak dönmesi gibi. Mutsuzum diyorsunuz, o da size mutsuzsun diyor. Seni seviyorum diyorsun, o da size seni seviyorum diyorum. Peki şimdi hepimiz hep birlikte ne diyoruz. Hadi sesinizi duyayım. İçinizden söyelemeyin:

Her Şey Yolunda!

Ha Sera ile Emin geldi az önce. Şimdi vazilerini boşaltıyorlar. Öyle tıpış tıpış getiririm ben adamı. O değil üniversite de neden böyle ders anlatmazlar ki ya. Ben hep uyudum bu derslerin çoğunda. Gözlerim açıkken hem de. Çok sıkıcısınız bazı akademisyenler. Bir de gelecek yazımda Sera ile Emin'i sizinle tanıştırayım, ne dersiniz. Onlar sizinle tanışmaya pek hevesli.

Her Şey Yolunda, sözünü hatırladınız mı? All is well dersem belki hatırlarsınız. TIK!

Görüşürüz pisicikler.

Sahipsiz Cümleler


32 yorum:

  1. Depresyonu bu denli eğlenceli anlatan bir kişinin depresyona gittim gelecem demesine inanmıyorum:)) Çok güzel anlatmışsın kalemine sağlık. Bu günlerde ben de kendimi iyi hissetmemeye başladım ve senin dediğin gibi hemen yürüyüşe başladım. Biraz zorlanıyorum ama olsun beni motive ediyor: Bu arada "ya la" Ankaralıların da kullanmış olduğu bir tabir, Kayseri'de kullanıldığını bilmiyordum. Öpüldünüz efendim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Manik hale yakınımdır belki ondandır. İyiyim iyiyim biraz isteksizlik var bazı şeyleri yaparken. Ama gerçekten yürüyüş çok iyi geliyor. Bir de yürürken müzik dinlemek gibisi yok. Ben de öptüm kocaman kocamaaan! :)

      Sil
    2. Ankara da dediklerini bilmiyordum. Kayserililer çok kullanır. İç Anadoluya has bir şey demek ki.

      Sil
  2. Piskolojim bozuldu bak :D

    Neyse düzeltme yolları da varmış teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Niye bozuldu şimdi Sera ile Emin'e sahip çıktın mı bir şey olmaz. :)

      Sil
  3. Dış ses: her şey yolunda! Bak iç sesim ne diyor: hee çok yolunda ne halt yiyecen kızım Hamiyet böyle sen:) Kısaca ondan bende de var son günlerde :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hehehehe... yirim seni! Senin Sera ile Emin hala tatilde demek ki. Çabuk tehdit et benim gibi. Sabah uyandığında ilk cümlem Her şey yolunda olsun içten söyle.

      Sil
  4. Bu mevsimler hepimizi çarptı galiba 😊 ben de pollyanna ile anlaşma imzaladım, beraber yaşayacağız bir süre ve her şey mükemmel havasında dolaşacağız çünkü bu günden bir tane daha yok ☺️

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Senin imzaladığın anlaşmada iyiymiş. Blogcanlar topluca kurşun döktürelim. :)

      Sil
  5. :) Sera ile Emin bi ara bende de halvet halindeydiler. 1 yıl ilaç kullandım. Bi daha da yaklaştırmadım onları birbirine ;). Bir de geçen gün okuduğum bi kitapta, kötü hissettiğinizde zorla gülün diyordu, ya da gülümseyin. Bunu yaptığımızda vücudumuz otomatikman mutlu olduğumuzda salgıladığımız leylaları, mecnunları salgılıyomuş, Sera ile Emin'i depeliyolarmış ve gerçekten mutlu hissediyormuşuz. Bu da benim tuzum olsun bu güzel çorbaya... ;) Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aman dikkat et pek oynak bir şey bunlar. Bebiş yapmasınlar. Çok geçmiş olsun. Depresyon çok ciddi bir hastalık. Yakınımdan biliyorum. İlaçlarda bir yere kadar bireyin çabası kesinlikle gerekiyor. Çok güzel bir katkı oldu, teşekkür ederim :) Sevgileeeer!

      Sil
  6. Kız Özlem sen ne tatlı şeysin,kahkahayla okudum yazını.Haklısın senin gibi birkaç öğretmen lazım okullara. :))
    Seninle ''dart ödülü''nü paylaşmak istiyorum,ne olduğunu tam olarak ben de anlamadım ama iyi birşey gibi duruyor :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim :)) Aslında çok geniş bir konu, eksik anlattım. Yine de uzun yazı oldu. Hıım ben de pek neye yaradığını anlamadım ama blogcanların birbirini hatırladığını, değer verdiğini göstermek için herhalde. Blogum da paylaşacağım.

      Beni bu ödüle layık gördüğünüz için teşekkür ederim. :D :D Sevgiler!

      Sil
    2. Hmm ben de öyle hissetmiştim zaten :)

      Sil
  7. Tavsiyeler için çok sağol All is well ! :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) bir şey değil şeker! Daha çok şey var da blogta uzunca anlatılmıyor. Onları da anlatırım umarım.

      Sil
  8. All is well.. Bayılmıştım o filme.
    Ya çok güzel anlatmışsın. Bizim bu şekilde ders anlatan akademisyenlere ve hocalara ihtiyacımız var sanırım.
    Mevsimsel geçişler gerçekten de etkili oluyor.Ben de bir ara kendimi çok kötü hissediyordum.Uyumasam da sadece yatıp mal mal etrafıma bakmak istiyodum :) Geçti neyse ki :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amir Khan harika bir adam ya. Filmlerinin hepsi birbirinden şahane kilişe konular değil. Aynen ben de uyku problemi hala var. Bunu çözmek için çabalıyorum. :)

      Sil
  9. Bizi bu sonbahar ve ilk bahar yaktı zaten. Ah bu mevsim geçişleri :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biz üstesinden geliriz bu mevsimlerin. Holly blogun var mı? Olmayabilir. Eğer blogun varsa takip etmek isterim. Profiline tıkladığım zaman bloguna ulaşamıyorum. Hoş geldin bloguma :)

      Sil
    2. Evet tatlım var. Hem de yepyeni :)
      http://hollyy2.blogspot.com.tr/
      Aa tıkladığında bloğum çıkmıyor mu :( Nasıl düzeltebilirim bunu peki biliyor musun ?

      Sil
    3. Tuhaf ama kendi kendimi takip edince sorun düzeldi sanırım :) Kendi bloğumun ilk takipçisi olmak da güzelmiş :D
      Emin değilim ama düzeldi mi bakabilir misin rica etsem?

      Sil
    4. Profiline tıkladığımda google hesabın çıkıyor. Bu yüzden dolayı profilini göremiyorum. Nasıl çözülecek ben de bilemedim şimdi. Ama şöyle yapabilirsin. Google hesabında blogun ilk yazısını açık olarak paylaş. Oradan takip ettiğin bloglar ulaşacaktır sana.

      Sil
    5. Tamam, çözmüşsün sorunu. Bağlantılar kısmında blogunu görebiliyorum artık. İyi günler.

      Sil
    6. Evet düzeldi yihu :)
      Teşekkür ettim :)

      Sil
    7. Bir şey değil tatlım :)

      Sil
  10. depresyondaysam bile senin yazını okuduktan sonra çıktım yeminle :D

    YanıtlaSil
  11. Depresyonlu insanlar kesinlikle depresyonu daha iyi anlatıyor. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keçilerimi kaçırdım ben.:) Birkaçını yakaladım da bir kaçı yakalanmamak için uğraştırıyor. Ama ben keçirlerden de inadım yakalarım. :D

      Sil
  12. Sera ile Emine bayıldım. Çok hoş bir yazı olmuş gülerek okudum :D.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Sera ve Emin şimdi gayet mutlu bir şekilde beynimin odaların da yaşıyorlar :D

      Sil