7 Ekim 2014

Uzaklara Uç

Çalışma masanızın dağınıklığı zihninizin dağınıklığına delalettir, diye bir söz vardı. Bu sözü söyleyenin kim olduğunu hatırlamaya çalışıyorum; ama hatırlayamadım. Zihin dağınıklığıma verin.

Niye böyle giriş yaptım derseniz. Çalışma masamı görseniz darmadağınık yanında düzgün kalır. Her yerde kağıda alınmış notlar, planlar, kitaplar, soda şişesi, Küçük fenerim( burada elektrik çok kesiliyor.)  bardağım, tabletim, telefonum, boyalarım, mumlarım…Bunları yazana kadar çekseydin fotosunu olsun bitsin değil mi? Ama ben hem o dağınıklığımı görmenizi istemedim hem de anlatmak benim daha çok hoşuma gidiyor. Herkes yeterince fotoğraf paylaşıyor zaten ben duygularımı kelimelerle ifade edeyim olur mu? Nasıl bir zihin dağınıklığım var, siz tahmin edin, hayalinizde, zihninizde canlandırın artık.

Hiç sordunuz mu kendinize.

Ben bu Dünya da neden varım? Ne yapmak istiyorum, ne yapıyorum? Mutlu muyum? Çevrem kalabalık ama yalnızım sanki? Çevremdeki insanlar mutlu mu? Yaşlanıyor muyum, yaşıyor muyum?



Hepimiz bir kelebeğiz sanki. Ömrümüzün kısalığını biliyoruz. O yüzden oradan oraya çırpınıp uçuşuyoruz; ama hiçbir şey yapamadan ölüyoruz.

Evet, sana diyorum, plan hazırlayıp bunları yapacağım deyip o plana uymayan genç adam.
Evet, sana diyorum, zayıflamak isteyip hep pazartesileri bekleyen kadın.
Evet, sana diyorum, paralar içinde yüzüp. Fakir bir insandan farkın olmayan insan.

Hayat ne? Para kazanmaktan mı ibaret? Paramızı kazanıp işe gidip, eve gelip yemeği yiyip uyumak mı? Bir küpten bir küpe; bir hapishaneden bir hapishaneye girmek mi hayat? Eğer buysa hayat. Ki çoğumuza göre bu. Hiç zevkli değil. İnsanların neden bu kadar mutsuz olduğunu anlamak hiçte zor değil. En zengininden en fakirine…

Bugün bir insanı tanımadığınız hadi onu geçtin tanıdığınız bir insanı mutlu edecek ne yaptınız? Hadi bunu da geçelim kendinizi mutlu edecek ne yaptınız? Hiç değil mi, hiçbir şey.

Ben çevremdeki insanları mutlu etmeyi çok seviyorum, kendimi mutlu etmeyi çok seviyorum. İki, üç gündür eziyet ediyorum bu sorularla kendime. Akılama da hep arkadaşımın dediği geliyor:

Sosyoloji okuyup da bir tane normal olan insan görmedim zaten. ( Bu cümleyi yazarken bile gülümsetti beni. Bu cümleyi kullanırken yüzündeki ifadeyi hayalimde canlandırınca)

Keşke sadece soru sormakla her şey çözülse. Çözülmüyor ki! Bir de biz insanların sürekli şikayet edip, sorgulayıp harekete geçmeme gibi bir özelliğimiz var. Genellikle bahaneler buluruz ve bu bahaneler hep çevremizdekilerdir. Maddi durum, anne, baba, arkadaş… uzar gider. Asıl sorun kendimize güvenmemektir de. Bir türlü kendimize toz konduramayız. Üstelik korkağız da.

Çoğu insandan farklı olduğumu düşünüyorum. Hayat bu değil bana göre. Hayat böyle olmamalı.
Bir iş yaparken, sadece para kazanmak için değil. Bir insanı ya da insanları mutlu etmeliyim. Farklı yerler görmeliyim, yeni insanlar tanımalıyım sevmeliyim, nefret etmeliyim. Programlanmış bir robot gibi, ev de tekli koltukta duran yastık gibi hayatı olmamalı insanın. Böyle olmamalı ki bu hayatta iyi ki yaşadım diyebilmeliyim. Yaşlanmadım, yaşadım.

Eeee… hayat pahalılığı! Gezmeye, yeni insanlar tanımaya vakit mi var? Bunlarda bahaneler. Oturma odalarınızda ay da yılda bir misafirin geldiği milyarlar harcayıp oturmadığınız koltuklar gibi. Gösteriş için o kadar çevrenizdeki insanlara önem veriyorsunuz ki. Keşke kalbinizdeki, ruhunuzdaki odalara da bu kadar önem versek. Bana hep saçma gelmiştir. Hayatım boyunca misafir gelmeden 
oturamadığım o odanın olması. İnsan neden bu kadar kötü davranır ki kendine. Ayrıca sürekli gezmek değil, belki bir köşeye her ay attığın küçük paralarla birkaç yıl sonra. Anlatabiliyor muyum bilmiyorum? Hayat bu değil evle, iş arasında geçen zaman dilimi değil. Ben bunu örnek verdim; belki sizin hayalinizde, yapmak istediğiniz başka şeyler vardır kim bilir:

Belki paraşütle atlamak, lunaparka gitmek….

Kendinizi şımartın, mutlu edin. Mesela Pamuk şekeri alıp çevredeki insanların şaşkın bakışı içinde yiyin. Kocaman kadın, kocaman adam desinler gözleriyle; ama içten içe kıskansın ruhları sizi. Bir insanı mutlu edin. İllaki bir şey vermeniz gerekmiyor maddi anlamada. Güzel bir cümle, kelimeler neye yetmiyor.

Bulutları, yıldızları, ayı, gökyüzünü sevmişimdir hep. Aynı gökyüzünü paylaştığımız milyarlarca insan ağlayan, mutlu olan, gülen, hasta olan, ölen… birbirimize uzağız ama bir o kadar da yakınız. . Gökyüzüne bakmayı seviyorum. Kuşları kıskanıyorum. Onların insanlardan daha özgür olduğunu düşündüğüm içindir kim bilir.

Gitmeli insan, gitmeli yardım etmeli, sevmeli, gülmeli başkasının üzüntüsünü paylaşmalı. Yeni insanlar yeni hayatlar katmalı hayatına. O kadar çok şey var ki yazacağım. Sanırım çok uzattım yine, burada kessem iyi olacak.

Ben artık sorularımın cevabını buldum. Bunun için bahane bulmayacağım ve elimden gelenin fazlasını yapacağım. Yorucu olacak. En yorucusu da benim gibi düşünmeyen insanların engellemesi belki de en yakınlarımın.

Evet, korkuyorum.
Evet, hala kendime güvenmiyorum. Yarı yolda bırakır mıyım kendimi diye.

Ama başlamakta yolun yarısıdır derler değil mi? Umarım bu korkumu zamanla yenerim. Şimdi çalışma masamı dağınıklığını toplayacağım. Tıpkı hayatımın dağınıklığına düzen vermek istediğim gibi. Görüşmek üzere.

Sahipsiz Cümleler



18 yorum:

  1. Normal olmamanın ve farklı hissetmenin daha iyi olduğuna karar verdim.Çünkü robot olmak istemiyorum yaşamak istiyorum ve yine robot gibi ne popülerse onu yapmak yerine neyi seviyorsam onu yapıyorum.Aynı konulardan bahsettiğim bir yazıyı da ben yazdım az önce paylaşsam mı paylaşmasam mı diye düşünüyordum.Bloga bile bakmak istemiyordum öyle bir bıkkınlık vardı üzerimde.Yazıyı düzenleyip paylaşmaya karar verdim şimdi bakalım sen sevecek misin :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Paylaş bakalım merakla bekliyorum. :)

      Sil
  2. Pamuk şekerini çok severim ki hadi gel birlikte yiyelim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hadi yiyelim sonra kağıt helva da yiyelim :)

      Sil
  3. Benim isteklerimi yerine getirememin tek sebebi çevre baskısı. Çevremdeki kişilerin en başta da eşimin sürekli baskısı beni köreltti. Ama bir gün ben de başlayacağım, sana kolay gelsin Özlem... Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O baskılar hepimizde var. Kimimizde daha şiddetli kimimizde daha az. Belki ben senden daha şanslıyım bu bakımdan. Umarım istediğin şeyleri bir gün yaparsın. Teşekkürler... Kocaman kocaman kalpler gönderiyoruuum! :)

      Sil
  4. insanın kendini araması ve sorgulaması hiç bitmezse ilerliyor ve farkında demektir bence.
    param var yiyim,yolum var gezim de bi yere kadar,
    dünyaya gelme amacımız kendimiz bulmak ve senin yaptığın gibi sormak sormak kurcalamak
    mutsuz olmak mutlu olmak,ne varsa farkındalıkla yaşamak

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle hayat sadece gezmek değil. İyi ki yaşamışım demek. Bu Dünya için bir şeyler yapabildim demek. Arkanda gülen bir yüz ya da yüzler bırakmak. Çoğu insanın bir bitkiden farkı yok diyeceğim ama bitkilere haksızlık yapmış olacağım. Bitkiler hiç olmazsa yok etmiyor doğaya artı katkıları var. Bazı insanlar ise tam tersine sürekli tüketiyor. Boş yere denmemiş İnsanlar Dünyanın kanseridir diye. Günümüzdeki şu yaşananlara bakmak yeterli.

      Sil
  5. Tamamiyle katılıyorum sana. Bende bu monotonluktan kaçmaya çalışıyorum hep.
    Kaliteli yaşam diye bişey var, en önemlisi kendi huzurumuz için :)

    YanıtlaSil
  6. Aynen kendi huzurumuz ve mutluluğumuz için. :)

    YanıtlaSil
  7. ne güzel bu soruları sorman ve daha önemlisi kendi içinde bunlara çözümler bulmuş olman. :)

    yazın çok akıcı ve içten olmuş..:)

    Selamlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim! Bu hissi verebilmem mutlu etti beni :)

      Sil
  8. Bulunduğu toplumdan korkmamalı insan, istediği bir şeyi çekinmeden yapabilmeli.. Ancak böyle mutlu olabilir çünkü :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah Emrah öyle olmuyor işte. Korkuyor insan! En çokta bilinmezliklerden.

      Sil
  9. kendimizi sorgulamalı ve kaybolduğumuz o gidişatın içinden değil de uzaktan bakabilmeliyiz :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle. Ama zor olan şeylerden biri de insanın kendisine uzaktan bakması.

      Sil
  10. amannn gel bii kahve içek :)

    YanıtlaSil