30 Mart 2015

Kardeş Kıskançlığı

Aile Danışmanlığı ile ilgili bir blog açmıştım; fakat iki blogu bir arada idare edemedim. Zaten bu blogta istediğim şeyi paylaşıyorum. O yüzden edindiğim bilgileri artık bu blogta paylaşacağım. Bu nedenden ötürü diğer blogumu kapatacağım. O blogta beni takip edenlerden özür diliyorum. Uzun zamandır paylaşım yapamadım. Aile ile ilgili uzun aradan sonraki ilk paylaşımımı burada yapayım o zaman dedim ve kardeş kıskançlığından başlayayım.


Öncelikle şunu bilmeniz gerekir ki çocuklardaki kıskançlık karşısındaki kişiye güvensizliğinden öte sevgiyi, ilgili kaybetme korkusudur.Hayatlarına kardeşi katıldığında, çocuk dile getirmese de sorduğu ilk soru:

"Beni eskisi gibi sevecekler mi, bana verdikleri sevgiyi paylaşmak zorunda mı kalacağım" sorusu ve endişesidir.

Doğal olarak eve yeni bir üyenin katılması, ilgi, bakım isteyen bir üyenin katılması az da olsa çocuktan ilginin bebeğe kaymasına neden olacaktır. Kıskançlık her çocukta farklı davranış bozuklukları gösterebilir. Mesela; parmağını emme, altına ıslatma, anneden bebek gibi süt içmek isteme, anneyi bebekle yalnız bırakmak istememesinden dolayı okula gitmek istememe, okul başarısında düşüş, ağlama nöbetleri, kullandığı nesnelere, objelere saldırgan davranması, anne babaya kendini sevip sevmediklerini sorma ,kardeşine zarar verme gibi davranış bozuklukları çıkacaktır.

Çocuğunuz ne hissettiğini söyleyemeyebilir, iletişim kuramayabilir, duygularını ifade edemeyebilir. Bu nedenden ötürü davranış bozuklukları şeklinde size duygularını anlatmaya çalışır.

Peki burada aileye ne tür görevler düşüyor. Çocuğunuz duygusunu ifade edemiyorsa, sizin onun elinden tutup duygusunu ifade etmesini sağlamanız gerekecek. Peki nasıl yapılacak bu Özlem

"Çocuğun ne derdin var senin. Kocaman çocuk oldun. Altına ıslatıyorsun daha" şeklinde değil tabi. ( Derdi zaten böyle duygularını anlamayan  ebeveynin olması.)

Ayna Tekniğini kullanacaksınız. Onun duygularını, ona aynayla yansıtacaksınız. Şu şekilde:

"Sürekli kardeşinle ilgilenmek zorunda kalmamız senin biraz canını sıkıyor."
"Şu an da bebeği doyurmak zorunda olduğum için seninle oynayamıyorum ve bu seni üzüyor. Seninle daha fazla oyun oynamamı isterdin değil mi?"

Gördüğünüz gibi ebeveyn hiçbir yargılamada bulunmadan çocuğun ne hissettiğini ona yansıtarak kendi duygularını tanımasını kolaylaştırmakta ve onu anladığı mesajını vermektedir.

Bazı çocuklar hissettiği duygunun ne olduğunu bilmediği için saldırgan davranışlarda bulunurlar kardeş kıskançlığında. Amacı kardeşine zarar vermek değildir. Hissettiği kötü duygunun temelinde kardeşi vardır çünkü. Bu nedenle onun duygularını tanımasını sağlayacak, yargılamadan ve öğüt vermeden onunla sohbet etmelisiniz. Bunu büyük bir bireye bile uygulayabilirsiniz.

Örneğin, bir arkadaşınız size derdinden yakınıyor. Siz de akıl veriyorsunuz. Nasihatta bulunuyorsunuz. Bunun karşınızdakine hiç bir katkısı olmayacaktır. Oysa onun o anki anlattığı olaydan duygusunu ayna tekniğiyle ona yansıtırsanız. "Bu olay seni çok üzmüş" gibi Karşınızdaki kişi bu konu hakkında size kendini daha da ifade etmeye başlayacaktır. Çünkü siz bu cümleyle nasihat vermiyorsunuz, yargılamıyorsunuz. Onun dinlediğinizin, anladığınızın mesajını veriyorsunuz.

Kardeş kıskançlığı için başka neler yapılmalı:

İki kardeşle birlikte oynayın. Birlikte alışverişe gidin.

Sen büyüksün oyuncağı kardeşine ver, demeyin. Zaten size ve kardeşine karşı bir öfkesi var. Bu cümle iyice öfkesini artıracaktır ve hatta davranış bozukluklarının çıkmasına neden olacaktır. O büyük değil o çocuk daha 12-13 ergen yaşına gelene kadar çocuk.

Bebeğin altını değiştirirken ya da süt içirirken onu dışlamayın. Ona kardeşinin bakımıyla ilgili küçük görevler verin.

" Sen olmasaydın. Bu kadar kısa süre de kardeşinin altını temizleyemezdik. Teşekkür ederim." gibi cümleler kurun.

Her zamanki davrandığınız gibi davranın. Kardeşini kıskanmasın, onu sevmediğimizi düşünmesin diye. Oyuncak ve hediyelere boğmayın. Çocuklar her ne kadar duygularını ifede edemeselerde zeki varlıklardır. Bu durumu sizin aleyhine kullanacaklardır.

Ayrıca bebekten önce nasıl ilgileniyorsanız, o şekilde ilgilenmeye çalışın. Mesela, pazar günü parka götürüyorsunuz. Bebek olduğunda parka bu hafta gitmeyelim olur mu demeyin. Gerekirse bu görevi diğer ebeveyn üstlenecek. Yeni kardeş çocuğun hayatında sivri değişiklikler yapmamalı.

Hatta ona Anne koyun ve kuzuların hikayesini anlatın.

Bir anne koyun varmış. Bir tane kuzucuğu. Artık bu kuzucuk azıcık büyümüş. Otta yiyebilmeye başlamış. Sonra araalrına küçük bir kuzucuk katılmış. Küçük kuzucuk ise daha kendi başına ot yiyemiyormuş. Annesinin sütüne ihtiyacı varmış. Diğer kuzucukta sütten içmek istiyormuş. Ama annenin bir kuzucuğa yetebilecek sütü varmış. Diğer kuzucuk ot yiyebiliyor. O kuzucuk ot yese olur mu?

Burada çocuğun verdiği cevap önemlidir. Mesela kabul edebilir. Ya da et yesin diye ilginç cevaplar verebilir. Yiyemeyeceğini tekrar açıklamanız gerekir. Bunun dışında. Hikayenin çocuğun bastırdığı duygusunu atmasında etkisi vardır. Eğer çocuk hikayeden aşırı zevk alıyorsa ve sürekli tekrarlamanızı istiyorsa. Ve bütün yaptığını olumlu davranışlara rağmen kardeşine şiddet uyguluyorsa. Bir uzmana başvurmanız gerekmektedir.

Sahipsiz Cümleler

10 yorum:

  1. Çok yararlı olmuş bu yazı bu konulara daha çok dikkat etmemiz lazîm

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evlilik ve toplum için ruhsal açıdan sağlıklı çocuklar yetiştirmek çok zor. Kesinlikle dikkatli olmamız lazım.

      Sil
  2. Özleem :) Diğer bloğu kapaman bence güzel olmuş. Aile ile ilgili bilgiler bence herkesi ilgilendiren bilgiler ve kimse bu konuyla ilgili yazdığın yazıları okumadan atlamaz herhalde :) Okurken ileride (inşallah) olacak çocuklarımı hayal ettim. "Heaa, böyle böyle yapmalıyım!" dedim kendi kendime. Konuştuğun bir çocuk da olsa, bir yetişkin de olsa onu anladığını karşındakine hissettirmen gerçekten önemli. İnsan derdini anlatmanın bir yararı olacağını düşünüyor çünkü. Karşımdaki beni yargılamıyor ve hiçbir çözüme kavuşturamasa da en azından beni dinliyor.. Bu gibi psikolojiyle ilgili ufak bilgiler çocukların yaşamında çok önemli ve güzel farklılıkları sağlayabiliyor. Teşekkür ederim yazın için :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bize, Aile Danışmanlığında verilen eğitimde size gelen kişilere nasihat vermeyin, yol göstermeyin. Çünkü verdiğiniz nasihatler ve sunduğunuz çözümler sizin çözümleriniz onun değil. Kişinin kendi çözümünü bulmasına yardımcı olmalısınız, birlikte aramalısınız dediler. Gerçekten de öyle bana birisi öğüt verse, nasihat verse dinlemem. Karşındaki insanı anladığını gösterince mesela çok üzülmüşsün deyince. Karşıdaki genellikle evet diye söze girip yaşadıklarını daha da anlatmaya başlıyor. İletişimin çok ince noktları var ve gerçekten evlilik, çocuk yetiştirmek bir sanat. Aile fabrika gibi birisi Çin malı gibi malzemeler kullanarak bebeğini oluşturuyor, birisi en iyi şeklilde bebeği ortaya çıkartıyor. Bebeğin, çocuğun yetiştiği, oluşturulduğu fabrika nasılsa çocukta öyle oluyor.

      Sil
  3. Yazi cok güzel. Allahtan ben böyle bir sorun yasamadim. Kardesim dünyaya geldigiginde 9 yasindaydim ve deli gibi bekledim 9 ayin gecmesini. Carsiya alisverise cikinca "bu bende yoktu, kardesime alalim" diyerek anneme babama kardesime bir sürü esya aldirttim. Kardesim dogdugu gün okula gitmedim. O minicik seyi kucagima aldim. 23 yil oldu ve biz o günden beri ayni odada, ayni yatakta yatiyoruz. Gercekten kiskanclik duygusunu hissetmedigim icin sansliyim. Kardesim de cok sansli.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hem ailenin bilinçli olması hem de yaş farkı bunda etkisi olmuş. En az beş yaş fark olması gerektiği söyleniyor. Bir de bazı şeylerde yapı meselesi. Kardeşin senin gibi güzel yürekli bir ablaya sahip olduğu için bence de çok şanslı.

      Sil
  4. Şirkette bi arkadaşım anlattığın durumun tam ortasında, 2. çocukları oldu. Kıskançlıklar öyle böyle değil. (:
    Yazını gönderdim, okumuş ve uygulamış, etkili olmuşta. Teşekkür ederiz.
    Ben de uygulamaya çalışıyorum.

    (((:

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nasıl sevindim bu yoruma! :)) Ben teşekkür ederim. Kocaman bebek oldun daha kardeş mi kıskanıyorsun. Yoksa bir aday var bunları şimdiden öğreneyim mi diyorsun? :)))))

      Sil
    2. Yuhhhhh dedim! şu an :P
      Ben dert dinleme kısmını dikkate aldım (:
      Tabi 2 kızım olabilir, isterim. Yazdıklarını bende test etmiş olurum… ((((:

      Sil
    3. :))))) Uğraşıyorum senle :P İnşallah iki tanecik yaramaz kızın olur. Nereden evlendim ben yaaaaa! dersin

      Sil