6 Aralık 2014

Fabrika Üretimi Bedenler - KPOP

Yaklaşık bir buçuk sene araştırma, litaratür tarama, yüzlerce film inceleme derken Hollywood Sineması üzerine Yüksek Lisans tezimi bir sene önce yazdım. Şu an beş yıl korumalı halde. Yayınlanmayacak. İleri de kitap haline getirmeyi düşünebilirim diye, böyle bir karar aldım.

Ben Hollywood sinemasından bahsetmeyeceğim. Benim değineceğim konu Kore dizi, film, müzik sektörü. Yüksek Lisans tezimden bahsetmemin nedeni ise araştırmalar sonucunda edindiğim bilgilerin, öğrendiklerimin Kore sektöründe de karşıma çıkmasından dolayıdır. Ben olaya Sosyolog gözüyle yaklaşacağım.



Neden Kore? Ne oldu da genç kızlar arasında Kore Sevdası türedi? Kore sektörünün amacı ne? Gibi sorularla yola çıktım. Kpop grupları bilmem. O kadar çok üyeleri var ki 9 tane üyesi olan gruplar var. Ben aklımda tutamıyorum. Bu kadar grubu takip edecek vaktim yok, beynimi de yoramam açıkçası. Ve bu kadar grubu nasıl takip edebildiklerine şaşkınlıkla baktım. Düşündüğüm şey şuydu. Bu kızların ne kadar boş vakti var. Hepsinin müziklerini, yaptıklarını takip etseniz gününüz biter. Ben bir grubu takip ederken zorlandım. Bunu yapabilmeleri yetenek :) bana göre.

 Bir grubu takibe aldım ve gözlemdim. O grubu takip eden Dünya da ki bütün kızları Türk, Arap, Amerikalı, Japon, Taylandlı… uzar gider, onları da gözlemledim. Günün sonunda grup hakkında ne dediklerini, nasıl paylaşım yaptıklarını falan… Bu süreç içerisinde grup üyelerinden bir kişiye sempatim oluştu. Kedi sevdası ve His, mantığımla hareket etsem de bazen hislerim beni yanıltmaz. Takip etmediğim, sevmediğim üç üyesi oldu. Bu arada ben de bayağa kaptırdım gidiyorum. Anarşi kendine gel, amacın neydi ne yapıyorsun sen? dedim. 

Kore sevdasını anlamam için bu süre yeterli miydi? Dört aylık bir süre tam yeterli diyemem ama yetersizde diyemem. Şimdi soruları cevaplamaya gelelim.

Genç kızlara neden Kore diye sorulduğunda? Bilmiyorum seviyoruz, en çok verilen cevapta Kültürleri bize çok benziyor. Tarih, edebiyat kitaplarını okumadan orada yaşayıp insanları gözlemlemeden kültürlerinin bize benzeyip benzemediğini söyleyemem; ama bu sorunun cevabını veririm. Maalesef genç kızlar sorunun cevabını biliyor, ama bu kültür benzerliği maalesef kılıf. Erkeklerini seviyorum, tipleri, seksi vücutları hoşuma gidiyor diyemiyorlar. Nereden çıkardın Anarşi bunu diyebilirsiniz. Yaptıkları paylaşımlardan insanın sözünden çok davranışı daha çok bilgi verir.
Yarı çıplak fotoğraflarını, giflerini paylaşmaları, iç geçirmeleri. Kız arkadaşını kıskanmaları. Bunun dışında benimle evlen diye alenen paylaşımlar yapmaları, Mesaj atıyorum cevap vermiyor diyen genç kızlar.

Üstelik çoğunun iki hesabı var. Gerçek hesabıma uğrayım, yasadığımı anlasınlar vb. paylaşımlar oldukça çok gördüm. Bu ikinci hesaplarında Resimleri yok, kimlikleri gizli ve genellikle Korece isimlerin olduğu profiller. Bir gün bakıyorsunuz birkaç hafta bir sanatçı birkaç hafta sonra yeni gözdem. Haremime eklediğim üye diye paylaşımlar.

Gözlemlediğim kore gurubun da her üyenin bir görevi var. Mesela bir üye her konserde, konser bitimine doğru üst kısmını soyunup yarı çıplak kalması ve genç kızların çığlıklar atması. Bu görüntülerin sosyal medya konusu olması. Kore sektöründe yapılan şey stillerini, vücutlarını pazarlama. Kızların kısa şort giymeleri, bacakların ön planda olması. Erkeklerin soyunması, kaslı vücutlarını göstermeleri.

Peki, her şey nasıl başladı? Kore sevdası nasıl yayıldı ülkelere. Tatbiki Hollywood sineması sektöründe bunu keşfetmiş olan abilerinin yolunu izleyerek. Artık modern çağın en büyük silahı kitle iletişim araçları, özellikle müzik ve diziler, sinemalardır. Tez konusu olarak incelediğim Amerika filmleri buna şahane bir örnek.

Hegel’in köle- efendi diyalektiği duydunuz mu bilmiyorum. Efendinin var olabilmesi için Köleye ihtiyacı vardır. Bu nedenle be köleyi öldürmemeli ne de köleyi kendi efendiliğini kaybetmesine neden olacak kadar güçlendirmemelidir. Amerika sektörünün alenen, açık ya da gizli şekilde yaptığı bilinç yıkamalar söz konusu. Kendilerini zeki, özgürlük savunucusu, Dünyayı kurtaran kişiler olarak gösterirken, Doğu toplumlarını geri kalmış, aptal, vahşi, yönetilmeye mahkûm hayvanlar gibi gösterir. Bu çok ünlü filmlerle yapılır maalesef. Çoğunuz izlemişsinizdir. İnsanın bilinçaltına yerleşen cümlelerle sen kötüsün ben iyiyim der. Sen aşağısın ben yükseğim der. Ve çoğu insan farkında olamdan kendi ülkesini aşağı görür, kendini aşağılar bilinçaltına yerleşmiştir çünkü. Çekim açılarının bile bundan etkili olduğunu da söylemeliyim. 200 sayfalık yazdığım çok uzun bir konu bu nedenle genel hatlarıyla değinmek zorundayım.

Peki, Kore sektörü ne yapıyor. Amerika abisinin yolunu izliyor. Bunu yaparken Amerikalı abisinden bir farkı var başka kültürleri kötülemiyor; fakat kendilerini o kadar şahane olarak gösteriyorlar ki. Dolayısıyla o efendi, siz köle oluyorsunuz. Şahane vücutlar. Sanki hepsi aynı fabrikanın ürünüymüş gibi. Şahane aşklar, şahane arkadaşlıklar, yakışıklı erkekler, güzel kızlar. Sonra Kore modasını, saç stillerini takip eden, onlar gibi zayıf olmaya çalışan ve kendi ülkelerinin erkeklerini beğenmeyip:

“Çekik gözlü olmayan erkek bacımızdır” diye yorum yapan. Ve Koreli kızlara benzemeye çalışan kızlarla doluyor ortalık. Oysa benzemeye çalıştıkları kızlardan kat kat daha güzel kızlar, kendilerini çirkin bulmaya başlıyorlar. O kadar ileri boyuta gitmiş ki bem aşık oldum, onu anlamak için Korece öğrendim. Ne yapacağım bilmiyorum diye psikolojik rahatsızlığa girmiş genç kızlar var.

İnsanlar gerçeklikten kopartılıp tamamen hayali bir ortama sokuluyor. Düşünmeyen ,üretmeyen böyle saçma sapan şeylere vakit ayırarak zaman geçiren kolayca yönetilebilecek gençlik üretimini Amerikalı abileri Kore’ye vermiş. Ki Korelilerin inanılmaz derece de Amerika hayranlığı söz konusudur.

Kore sevdası ilk diziyle, filmle başlar. Sonra filmlerde oynayan sanatçı hayranlığı ile birlikte Kpop takibi başlar. Kpop sektörü öyle hala gelmiş ki. Araştırdığımda yok artık dedim. Sadece 2012 yılında 104 grup çıkmış. Ve bu gruplar hep gençlere hitap eden kalabalık kızlı, erkekli gruplar. Yaşlanınca çöpe atılıyorsunuz bu sektörde yani. Etkileyiciliğiniz kaybolduğu zaman size verilen görevin sonuna gelinmiştir. Sesinizin iyi olması önemli değil. Gözlemlediğim başka bir şey çirkinseniz, kilolu, yaşlıysanız komedyenseniz. Gördüğüm komedyenlerin çoğu ya yaşlı ya da kiloluydu.

Gözlemlediğim grupta dikkatimi çeken şeylerden biri Türkiye’deki ünlülerden farklı olmaları oldu. Farklılık derken şu şekilde, Türkiye’deki ünlüler gibi sosyal medyada sevenlerine uzak değiller. Mesela fan sohbeti diye sohbet yapabiliyorlar bunun dışında yaptıkları yorumlara bazen cevap veriyorlar. Tabi cevap vermesi de olay oluyor sosyal medya da. Gençler üzerinde en büyük etkide bu. Bizim gibi, bizi küçümsemiyorlar bizlerle aynılar gibi düşüncelerin oluşmasına neden olabiliyorlar.
Mesela geçen sene Türkiye’ye gelen bir Koreli sanatçı  ismini hatırlamıyorum, Röportajda Türk kızları çok güzel, Korece bilen bir Türk kızıyla evlenmek isterim gibi, yorumların yapması ve genç kızların bu ünlüleri ulaşılabilir, elde edilebilir olarak düşünmesine neden olmakta.

Bunun dışında yaptıkları, söyledikleri, giyindikleri her şey olay. Mesela hava alanı stil, sokak stil, üniversite stil gibi. Ünlülerin ne giyindiklerinden tutun, ne söylediklerine kadar her şey mercek altında. Yani insanların işi gücü yok, kendi hayatlarını bırakıp ne giymiş, ne yemiş, ne demiş, kiminle görüntülenmiş diye ekrana yapışık KÖLE görevini gönüllü üstlenirken, EFENDİSİ kendi görüntüsünü pazarlayarak KÖLE’nin sırtından geçinir. 

Tabi onların efendi olduğunu söylemek ne kadar doğru orası da tartışılır. Efendide köleye bağımlıdır, özgürlüğünü yitirmiştir maalesef. ( Yapılan ufak bir hatada yerlere göklere sığdıramadıkları insanı, birden yerin dibine sokarlar fanlar) Ve şirketlerin boyundurukları altındadırlar.Erkeklerle cinsel ilişkiye zorlandığı için bir erkek, bir de bayan aktör intihar etmişti. Ve intihar oranının yüksek olduğu bir ülkedir Kore. Bazen ünlülerine acıyorum. Çünkü para, şöhret uğruna özgürlüklerini kaybettiklerini düşünüyorum. Sevgili edinmek için bile şirketten izin alınıyor o derece. Mesela bir ünlünün şu cümlesi “ Şirketimiz bu sene çok çalıştığımız için kız arkadaşı edinebileceğimizi söyledi.” Ve genellikle kızlara ise Erkek arkadaşlarının olmaması üzerine anlaşma yaptırmaları. “ Çünkü erkek fanlar bundan memnun olmaz.”   

Bu çok uzun konu, ilginç gözlemlerim olursa paylaşırım. Ama şunu demek istiyorum. Müzik benim için vazgeçilmezlerden biri. Film izleyin, dizi izleyin, fan da olun ama kendi hayatınızı unutup köle haline gelecek kadar değil Görüşmek üzere


Sahipsiz Cümleler

6 yorum:

  1. Düşüncelere tercüman olduğun ve biraz da olsa aydinlattigin için teşekkürler... Benzer bir yazı paylaşmak istiyordum ama cumlelerim fazla havada kalır diye daha kalkısmadım buna.

    Bu arada sosyoloji bölümüne olan sempatimi ateşliyorsun şu an... :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yazıyı yazmak için bekledim bir süre. Bazı kişiler hakaret ederek paylaşım yapıyor. Ortada hakaret edilerek, Kore dizilerini, sinemasını, müziğini takip eden kişileri küçümseyerek paylaşım yapmak doğru değil. Bütün bunlardan sıyrılarak paylaşım yapmaya çalıştım çünkü ben de Kore dizilerini izleyen birisiyim.
      Biraz çok kaptıran kişiler var kendini sonra anlayacaklar. Dozunu ayarlamak lazım böyle şeylerin. Sosyoloji güzel bölümlerden biridir, insana katkısı olan ve mezun olmama rağmen hala öğrenmeme sağlayan bir bilim; ama Türkiye'de konumu oldukça zor bir meslek maalesef.

      Sil
    2. Bence en onemlisi denge... Dengeyi korumak konusunda sıkıntımız çok. O yüzden bu hallerdeyiz. Inşallah böyle düşe kalka da olsa ogreniriz ve toparlaniriz.

      Sosyoloji okumak istediğim bölümlerden biri.. internette okuduğum kadariyla kişiye katkısı cokmus...

      Sil
    3. Çok şükür ki ben o dengeyi yeterince koruduğumu düşünüyorum bazı arkadaşları görünce. Öyle uç noktalar da şeyler gördüm ki. Burada paylaşmaya utandım açıkçası.

      Kesinlikle ama Türkiye de sıkıntılı bir meslek. Gerçi artık her bölüm sıkıntılı olmaya başladı. Genç nüfusu oldukça fazla çünkü iş konusunda sıkıntı çekmeye başladı insanlar. Ama gerçekten insana katkısı olan bir meslek. Biraz da ukala,çok bilmiş yapıyor insanı orası ayrı konu :)

      Sil
  2. kızların yaklaşımı bence de öyle :)
    iyi tespitler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mail adresini ulu orta veren, cinsellikten bahseden. Acaba diyorum ki biz de ergen yaşta olsak böyle mi olurduk diye yok ya olmazdık bence :)

      Sil