24 Mart 2015

Hadi, Lösemiyi Biraz Daha Yakından Tanıyalım

Lösemiyi duymayanınız var mı? Yoktur sanırım değil mi? Löseminin ne olduğunu biliyor musunuz? Bir kanser çeşidi olduğu şeklinde, çoğumuzun bilgisi bu kadar değil mi? Genellikle çocuklarda daha sık görüldüğü düşünülür; fakat yetişkinlerde görülme oranı daha yüksek. Yalnız çocukların Akut lösemi olma ihtimalleri daha fazla. Bu yazımda çok farklı bir şekilde Lösemiyi anlatacağım size. Ve löseminin ne olduğunu çok iyi öğreneceksiniz, unutmayacaksınız. Biraz fazla mı iddialı oldum acaba. Neyse yazının sonunda iddialı olup olmadığıma karar verirsiniz.

İlk önce sizinle tanışması gereken 3 tane hücreciklerimiz var. Üç hücrede ilik tarafından üretilirler. ( Lösemi hastalarına neden ilik nakli yapıldığını da anlamış olacaksınız.)  Onlarla tanışın. Onlar sizinle tanışmaya pek istekli. Onlarla tanışmadan löseminin nasıl olduğunu, oluştuğunu anlamanız pek mümkün değil.









Merhaba, pisicikler. Özlem abla pisicik diyor ya size, ben de pisicik desem kızmazsınız bana değil mi? Bana beyaz kan hücresi derler; ama kısa adım AKYUVAR. Siz bana bu şekilde seslenebilirsiniz. Ben vücudun güvenlik görevlisinden biriyim. Vücudu enfeksiyonlara karşı korurum. Benim gibi birçok AKYUVAR var.











Merhaba bende kırmızı kan hücresi. Bana da ALYUVAR diyebilirsiniz. 
Ben dağıtıcıyım. Benim görevimde. Vücuda giren oksijeni vücut içerisinde dağıtımını sağlamaktır. Benim gibi birçok ALYUVAR var.












Merhaba ben de trombosit. Benim kısa adım yok. Ama benimde vücut içinde önemli görevim var. Kanın pıhtılaşmasını sağlarım. Benim gibi birçok TROMBOSİT var.








Sevimli hücreciklerimizle tanıştınız mı? Löseminin nasıl olduğunu yine onlar anlatsın biz dinleyelim.

Bizden belli sayıda güvenlik görevlisi ( AKYUVAR) vardır. İyi eğitim almamış, gelişmemiş, olgunlaşmamış birçok güvenlik görevlisi ( AKYUVAR) aramıza katılır, çoğalırsa lösemi denilen hastalık çıkar. Üstelik bizim yaptığımız görevi yapmazlar. Vücudu hastalıklara, enfeksiyonlara karşı korumadıkları yetmezmiş gibi o kadar çok çoğalırlar ki bulunduğumuz yer dar gelir sığamayız. Bizim gibi yararlı AKYUVARLAR yok olmaya başlar. Bu yüzden vücut hastalıklara açık hale gelir. Ayrıca bulunduğumuz yere sığamadığımız için kırmızı kan hücreleri gibi vücuda yayılmaya başlarlar. Bazı yerlerde birikirler. Onlar lenflerdir. Koltuk altı mesela, vücudunuzda şişlikler olursa doktora gidin olur mu?

Başka kötülükleri de vardır, bu tembel, çalışmayan AKYUVARLARIN. Mesela, ALYUVARLARIN sayısında azalmaya neden olabilirler, çoğaldıkları için. Bu da anemi/ kansızlık hastalığına ve nefes darlığına neden olur. Bunun dışında o kadar çok çoğalırlar ki TROMBOSİTLER ‘ide azaltabilirler. Bu da vücudumuzda kanamalara neden olabileceği gibi kanama olduğunda kanımız pıhtılaştıran TROMBOSİT az olduğundan kanamaları durdurmak zor olabilir.  


AKYUVAR’ın anlattıklarına ben de şunları ekleyebilirim. Bunların dışında zayıflık, yorgunluk, ateş, terleme, diş etlerinde şişkinlik ve kanamalar görülür. Kilo kaybı, iştahsızlık, kemik veya eklemlerde ağrılar, anemiye bağlı olarak soluk ten, nefes darlığı, baş dönmesi, kolay yaralanma, morarma. Gözde rahatsızlık, görme kaybı hissi bunun dışında karında şişlik gibi belirtileri vardır.  Lösemiyi akut ve kronik olarak ikiye ayırmak mümkündür. Genellikle akut lösemiler çocuklarda çıkarken, kronik lösemi yetişkinlerde daha sık görülür. Akut Lösemi hızla ilerleyen lösemidir. Kronik lösemi ise yavaş ilerler.



Bende Löseminin nedenlerini, beslenme ile lösemi arasında ilişki olup olmadığını anlatayım. Löseminin kesin nedeni bilinmiyor. Ama bilim adamları hem genetiğin hem de çevrenin hastalıkta etkili olduğunu söylüyorlar. Mesela, radyasyon, kimyasal maddeler, sigara kullanmak, bazı kan hastalıkları, down sendromu- genetik faktörler.

Beslenme ve Lösemi arasındaki ilişki araştırılmış meyve ve sebze  yemenin lösemi tedavisinde olumlu etkilerin olduğu sonucuna varılmış. Bunun nedeni de meyve ve sebze de  flavonoid adı verilen maddeymiş. Bunlar lösemi hücrelerinin ölümünü artırdığı gibi lösemik hücrelerin çoğalmasını da önlüyormuş. Bu verilere deneysel sonuçlarla ulaşılmış, insanın üzerinde ne kadar kullanımla etkisinin olacağını henüz araştırtmamışlar. Ama hepiniz meyve ve sebze yiyin olur mu? Aynı şekilde kırmızıbiber ve kara üzümde bulunan maddelerinde lösemi için iyileştirici özelliklerinin olduğu sonucuna varılmış.

Sarmısakta bulunan dially sülfid’in lösemi hücrelerinin çoğalmasını engellediği sonucuna varılmış. Ve ilaçlarında etkisini artırdığı görülmüş. Çilek, ahududu, yaban mersini, karabuğday, susam yağı bu besinlerden bazıları. 

Ayrıca bilim adamları uyarmışlar. Yanlış antibiyotik kullanımın bağırsakta yararlı bakteriler yerine zararlı bakterileri artırdığı ve toksit maddelerin kanda artmasına neden olduğunu söylemişler. Bu nedenle her ne kadar genetiğin etkisi olsa da beslenmenin, bulunduğumuz çevrenin lösemi üzerinde etkisi olduğunu unutmayalım. Umarın size lösemiyi anlatabilmişizdir. Bizleri sevin, sağlıklı şekilde besleyin, hasta etmeyin bizi olur mu?

Bir de siz insanlar yılbaşı, sevgililer günü, anneler günü... diye sürekli bir günleriniz var ya işte, hediye alıp verdiğiniz. İşte LÖSEV DÜKKANINDAN sitesinden hediyelerinizi seçin, olmaz mı? Hem sevdiklerinizi sevindirdiğiniz gibi hem de Lösemili miniklere katkınız olacaktır. TIK!


Bana ne ben diyeceğim, bu sefer Özlem abla demesin. Görüşürüz pisiciklerrrr! 

Sahipsiz Cümleler

4 yorum:

  1. Vay! Çok güzel anlatım olmuş!
    Aklıma eskiden yayınlanan "Bir varmış bir yokmuş" çizgi filmi geldi çizimlerini görünce :)

    Bilgilendirme için teşekkürler Anarşi :-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O çizgi filmi hatırlamadım, ismini hatırlamamış olabilirim belki de biliyorumdur. Ben de çizgi film, kukla tadında olsun istedim. Karşımda birine kuklayı oynatarak anlatırmış gibi. Bilimsel anlatımlar insanların zihninde kalmıyor ve ezbere neden olup unutuluyor. Bence bütün çocuklara hata lösemili olan kişilere, çocuklara bile böyle anlatılmalı. Bilimsel anlatıldığı zaman anlayamıyoruz. Sevimli hücreleri seslendirip size sunmak isterdim ama onun için fazla vaktim yok. Küçükken Karagözü benim oynatmamı isterlerdi arkadaşlar. Çünkü Küçücük kız huysuz, yaşlı adamın sesi taklit edebiliyordu. :) Bundan da oldukça sevimli sesler çıkabilirdi :)

      Sil
  2. çok güzeller. bunları ancak sen böyle anlatabilirdin =)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)) En çok yaramaz Akyuvarı sevdim ben. Çok ciddi bir hastalık. Ki bizlerin yarın böyle hastalıklara yakalanmayacağı ne malum. İlik nakli Türkiye de çok az maalesef. Bir ilik nakliyle bütün problemleri çözülecek hastalar varken. Benim gibi cesaretsiz insanlarda çok bir kez bile kanımı aldırmamış bir insanım. :/

      Sil