7 Ocak 2015

Tarçınlı Kurabiye


Yüreğimdeki kelimeler,
Saklambaç oynayan çocuklar.
Seviyorum kelimesi, seni kelimesinden saklanıyor.
Gidiyorum kelimesi oyuna alınmamış gözü yaşlı çocuk.
Duvara yaslanmış, dizini sertçe çekmiş karnına.
İncilerini toprağa döküyor.
Bir ara konuşacak oluyor.
Bu seferde ben azarlıyorum onu, sus diye.
Suuuuus!

Bugün hayatın bize armağan ettiği son gün
Bunu bilseydin
Bir günlük armağan mı, olurmuş derdin 
O hoş sesinle.
Tıpkı Cindirella’nın gece on ikiyi vurduğunda
Kül Kedisine dönmesi gibi, hayat
Bizim masalımızdaki hayat, eli kanlı bir cellat.
İdam sehpasını hazırlıyor
İnfaz kararı verilen ise aşk

Aşkımız;tarçınlı kurabiye
Mutfak, odalar, sokağımız, şehir, gökyüzü, hatta bu ülke
Bizim aşkımızın kokusuyla dolduruyor
Dünya da ki bütün mavileri kıskandıran
Işıl ışıl Kahverengi bakışlarınla gülümseyip
Çekiyorsun aşkımızın kokusunu içine
Bugün son günümüz
Bugün hayatın bize verdiği son armağan
Gidiyorum. Ben gidiyorum
Demek istiyorum; fakat tüm kelimeleri kılıçtan geçiriyorum.
Paramparçalar, dağılmış durumdalar kalbimin sokaklarında


Akreple, yelkovana takılıyor gözlerim
Nedense hantal akrep daha bir telaşlı gözüküyor gözüme
Sanki oda bir şeylerden kaçıyor
İlk defa zamanın durmasını istiyorum
Saatlerce, günlerce, aylarca, asırlarca…
Gelincik çiçeğim uyurken
Kalbimdeki tarifsiz sızıyla kendimi cezalandırıp
Ömür boyu izlemek


Dünyanın siyah beyaz pozunu bozan kırmızı bavulum.
Rengimle bu güzel ahengi bozduğum için
Kızdığını hissediyorum insanların, dünyanın, hayatın
Sevemez kimse seni benim sevdiğim kadar diyor




Simitçinin küçük arabasına koyduğu eski kaset çalardaki ses
Sevemez kimse seni
Benim sevdiğim kadar
Biletim.12 numaralı koltuk. Bayan yanı.
Bir bilinmeze, bir kayboluşa, bir cehenneme yolculuğa çıkıyorum
Özür dilerim aşkım gidiyorum.

(Özlem/ Anarşi)





Sahipsiz Cümleler

9 yorum:

  1. Yani ne diyim özlem Tarçınlı kurabiye iyi güzel hoşturda yenir ve biter... Damağında hoş bir lezzeti kalır..Şarkıda hoş evet..Ama aşka inancı kalmamış biri için sıradan geldi..Ne kötü diğmi..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olabilir. Ve aşka inanmıyorum diyen insanların aşkı ağzından düşürmeyen insanlardan aşkı kalbinde daha çok barındırdığını düşünürüm hep. Bende pek aşka inan insanlardan değilim. Veya şöyle diyeyim. İnsan gibi bencil bir varlığın aşık olacağına inanmıyorum. Yaşadıklarımız ticaret, karşılıklı alış veriş. Ne zaman bir kişiyi hiç bir şey beklemeden seversek aşk var derim.Tasavvufa benziyor benim biraz aşk düşüncem.

      Sil
    2. Tarçınlı kurabiye yenir biter. Ama her tarçın kokusu. Pastahane vitrinlerinde gördüğün tarçınlı kurabiye... Aşk demeyeceğim, her sevginin bir nesnesi vb. vardır. Umarım aşkı bütün insanlar bulur. Bence hala hiç birimiz aşkı yaşamadık.

      Sil
  2. Ben öyle düşünmüyorum..Senin burada anlatmak istediğin kadın- erkek aşkı ise bu karşılıklı olursa anlamlı olur..Elbette Allah aşkı ve evlat aşkı tek karşılık beklemeden yaşayacağımız hisler..Ama şu üstteki yazıda ve şarkıda mevzu bu değil yoksa ben mi yanlış anladım?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tasavvufta bir düşünce vardır. Beşeri aşk ilahi aşka ulaşmak için bir araçtır sadece. Bu nedenle beşeri aşk geçicidir. Biz beşeri aşkı bulamadık ki ilahi aşka erişelim. Ama tabi ki de şiir de anlatmak istediğim şey bu değildi. Gitmek zorunda olan kötü kalpli bir kadın. Tarçınlı kurabiyenin kokusunu kendisiyle götüren.

      Sil
  3. yorumlarını tekrar tekrar okudum ..yüreğininden öpüyorum :):):) kendine iyi bak..Bu mevzu uzar gider..Keşke her şey bu güzel düşünceler gibi olsa:):) karşılıksız aşklar yaşayarak mutlu olsak mesela..Şu anda çok güldüm:) neyse kaçtım ben..hoşçakal..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle çok uzun mevzu. İşte benciliz. Deliler gibi sevdiğini söyleyip karşılık alamadığında hemen vazgeçen insanlarız biz. Buna ben de dahilim karşılık almadığım hiç bir şeyi sevmem. :)

      Sil
  4. aşkımız tarçınlı kurabiye..
    ah bir de çekip gitmeler olmasa..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu çekip gitmeler hep var. Sadece aşkta değil.

      Sil