27 Şubat 2015

Yakın Gelecekte Bilgisayarla Aşk Yaşayacağız ( -Her- Aşk)


Benim beynim mi farklı çalışıyor; yoksa -Her -filmini izleyip çok saçma diyenlerin mi anlamadım. Nerenizle izliyorsunuz demek geldi içimden. Eleştirisel bir bakış açısıyla izlenmesi gereken bir film, Yapay zekanın insanları ne hale getireceğini gösteriyor. Bu şahane konu, (kurgu demeyeceğim çünkü 15-20 yıl içerisinde bizi böyle bir gelecek bekliyor) daha güzel şekilde işlenmesinin mümkünatı yok bana göre.

Filmin konusu yapay zekâyla birlikte, insanlaşmaya başlayan teknolojinin ve yalnızlaşan insanların hayatını filmin başkahramanı Theodore üzerinden bizlere sunuyor. Theodore Mektup şirketinde çalışıyor, insanlardan gelen istek üzerine mektup yazıyor. Mektup yazıyor deyince sakın kalem ya da klavye ile yazıyor sanmayın. Ne kadar duygusunu ifade edemeyen, yitirmiş insanlar var dedim, mektup şirketlerine mektup yazdırıyorlar. Ki mektubu alan kişiler mektup şirketinde yazıldığını biliyor.

Reklam şirketinin yaptığı reklamda yapay zekâyla yapılmış işletim sitemini görüyor ve almaya karar veriyor. İşler bu nokta da değişmeye başlıyor. Tıpkı insan gibi tepkiler veren, duygusu olan ama bedeni olmayan işletim sistemi Samantha’ya aşık olunca.  Filmin her noktasında önemli kısımlar var, sayfalarca yazı yazabilirim bu film hakkında. 

(-Her- Filmi, 2013, +18)

Tabi Theodore belli bir süre mutlu oluyor. Çünkü hayalinde kurduğu, ruh eşim dediği bir işletim sistemi Samantha, yemeğe çıkıyorlar, pikniğe gidiyorlar, oyun oynuyorlar… Sonra bedensel eksiklik ortaya çıkıyor. Ona dokunamama, bir işletim sistemi olması. Bir bedeninin olmaması, Thedorun kafa karışıklığı yaşamasına neden oluyor. Ve bir gün iyice insanlaşan Samantha, Theodore yalnız bırakıp gidiyor.


Ben geleceğe olumsuz bakan insanlardanım. Ki böyle bir geleceğin olacağını sürekli dile getiren insanım. Teknoloji insanları yalnızlaştırıyor. Beni en derinden etkileyen sahne Theodore, Samantha’ya ulaşamayınca metro istasyonunda merdivende otururken, insanların birbirinin yanından geçerken hepsinin elinde telefonları ve işletim sistemleriyle konuşup birbirlerini görmemeleri ve Theodore ilk defa o an da fark ediyor olması durumu. O kadar korkuyor ki Samantha’yı kaybettim diye yaşadığı boşluk, şuan bizim telefon şarjımızın bittiğinde yaşadığımız boşluğu benziyor tıpkı.

Ve benim sürekli söylediğim bir konuyu da işliyor film. Kişiye değil duygulara âşık oluyoruz, karşınızdaki kişi sizi azıcık tamamlaması yeter. Biz insanlar bu duyguları yaşamayı seviyoruz. O yüzden binlerce kişiye âşık olabiliriz, hayatımız boyunca istersek. Theodore'un itirafı bunun kanıtı.
"Hayatımda hiç kimseyi böyle sevmemiştim."



Biz teknolojinin kıyısındayız. Hatta adım attık. Şimdi telefonuma annemi ara dediğimde arıyor. Birkaç sene önce insanlara “Ben telefonuma annemi ara diyeceğim arayacak dediğim de” gülerlerdi eminim. Bu konu da araştırmalar yapabilirsiniz. Yapay Zeka ile uğraşan Bilim adamlarına göre 15 yıl içerisinde 2029’da Her filmi gerçek olacak

Demek istiyorum ki. Şuan siz benim için yarı işletim sisteminiziz, ben de sizin için yarı işletim sistemiyim. Henüz somut görüntümüz, bedenimiz var. İstesem sizin hayatınızdan kolayca çıkabilirim. Siz de benim hayatımdan.  Her şey bir Delete tuşuna bakıyor. Twitterı sil, blogu sil, telefonun numarasını değiştir, bu kadar kolay. Ve bizler yarı yalnız insanlarız. Dediğim gibi bu teknolojinin kıyısındayız. Aslında şanslıyız da yalnızlaşmadan, yalnızlığın verdiği o duygu içerisinde kıvranıp durmadan.  


Güzel süslü süslü kağıtlar alın, defterler alın. Süslü kalemler, kokulu kalemler alın ( müzelik olacak gibi bunlar. Bunu yazarken aklıma geldi. Ciddi ciddi düşündüm. Güzel kalemlerden oluşan bir koleksiyon mu yapsam diye. Özellikle kurşun kalemlerden oluşan) hiç üşenmeden, bıkmadan yazın, sevginizi, duygularınızı aktarın. Somut olan, dokunabildiğiniz kişileri sevin, sevişin. Toplum tarafından kabul edilen tek delilik olan aşkı yaşayın. 

Gezin, eğlenin, sevdiklerinizle sinemaya gidin, Uçurtma uçurun, mutfaktan bulaşık deterjanı aşırıp baloncuklar yapın. Elinizden geldiğince yarı işletim sistemlerinden uzak durun. (Sosyal medyalardan) Sonra benim gibi tatlı yarı işletim sistemleri bağımlılık yapabilir sizde, uyarmadı demeyin. :D Görüşmek üzere pisicikler.

Doğru numaraya ulaşmanız ümidiyle

Sahipsiz Cümleler


7 yorum:

  1. Yalnız yazıyı epey bir süre '' Hangi film?'' diye okudum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de sonradan fark ettim onu. O yüzden ilk görselin altına filmin ismini ekledim ama sanırım ilk paragrafa ek yapmam lazım.

      Sil
  2. bu filmi izlenecek filmlere eklemiştim ama izlemek nasip olmadı, birde "Lars and the real girl" var ama onuda izleyemedim ahahahah =(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Lars and the real girl filmin konusu da ilginç. Ben bu konu da belgesel izledim gerçek hayatta iki kişinin hayatını anlatan. İzlemek üzre ekleyeyim listeme.

      Her filminden bir müzik. Yarı işletim sitemi olarak armağan ediyorum sana :D

      https://www.youtube.com/watch?v=Ts2SIQ5O-K4&feature=youtu.be

      Sil
  3. Sanal seks de benzer bir bağımlılık konusu değil mi...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O konu da filmin ilk sahnelerinde işleniyor. Bence de benzer bir bağımlılık. Ve tam işletim sistemine doğru hazırlık aşaması.

      Sil
  4. Bunu da eklemek istedim yazıya ek olarak. http://www.cised.org.tr/basin/163/seks-bagimlilari-iclerindeki-derin-boslugu-asiri-seksle-doldurmaya-calisiyorlar

    YanıtlaSil