23 Haziran 2015

Mandalacı Geldi Hannnııım!

Son zamanlarda yetişkinler için piyasayı boyama kitapları sardı.  Ki ben bu kapitalist sistemin ağına düşmemeniz gerektiğini düşünüyorum.  O kitaplar bana göre Mandela’nın yandan yemişi. Mandalayı da on dönemlerde duymaya başladı insanlar. Zaten mandalaya ilgi artınca uyanık kapitalist canavar nereden besleneceğini iyi bildiği için hemen buna da elini attı.


Neyse şu boyama kitaplarını geçelim de nedir Mandala ona gelelim.  Mandala daire, merkez anlamına geliyor.  Hayatın özü, merkezi…. Boyama şeklide zaten merkezden çevreye doğru. Mandala hem ruhsal hem de fiziksel olarak insanı rahatlatan bir uğraş. Hindistan da meditasyon tekniği olarakta kullanılıyor ve tapınaklarda yapılan meditasyon tekniği; ayrıca mandala dikkat eksikliğinde, çocukların eğitiminde kullanılan önemli etkinliklerden biri.

Samsara belgeselin ilk kısımlarında 9. dakikalarında göreceksiniz. Mandala meditasyon tekniğini. Tabi bizim bunu yapmamız mümkün değil. Kağıttaki mandalalarla yetinelim biz. Belgesel için TIK! ( Ayrıca belgeseli izleyin çok güzel. Dünyayı geziyorsunuz.)

Daha asıl konuya gelmeeeediiiiim. Gelelim şimdi asıl konuya.  bir inanış vardır mandalayı çizerken ve boyarken hangi düşünce ve duyguları aktarırsanız onun gerçekleşeceğine inanılır. Somut olan bir olumlu bir de olumsuz örnek verelim.  Örneğin, bir sınavda başarılı olduğunuzu vb. düşünerek,  sınavı  kazandığınızda yaşayacağınız duyguları, hissederek hayal ederek mandalayı boyadığınızda o mandalanın size güç vereceği inanılır. Boyadığınız mandalayı bir yere asmanız vb. Yapmanız gerekmektedir. Tabi ben mandalayı boyadım tamam artık kesin kazanırım sınavı diye yan gelip yatın demedik. Size bu uğraşta manevi bir güç verdiğini söyledik.  

Olumsuz örnek verecek olursak. Mesela, sizi aldatan sevgilinize öfkelisiniz. Ne yaptınız ettinizse, size yaptıklarını unutamıyorsunuz ve bu durum sizi hem fiziksel hem de ruhen çok rahatsız ediyor. Alacaksınız elinize hazır çizilmiş mandalayı ya da siz çizeceksiniz. Ve o kişiye karşı bütün kötü duıyguları, düşünceleri mandalayı boyarken aktaracaksınız. Sonra o mandalayı ya yırtacaksınız ya da yakacaksınız.

-Anaaam! Bu çok güzel oldu lan. Sinirli falan güzel sanat çıkardım. Yırtıp atmasam bir şey olur mu? O kadar da uğraştık diye soracak olursanız. Ben de bilmiyorum cevabını; ama ben yerinde olsam yırtardım. Olumsuz duygularla dolu mandalayı başına belamı alacaksın. Git bir bir köşede acını çek. Hak ediyorsun sen. Töbe töbe!

 Mandala boyamak, binevi terapi görevi görüyoır aslında.  Abartmıyorum cidden bir psikoloğun seyansına gitmişiniz gibi rahatlayacaksınız. Nereden bulacağız bu mandalaları derseniz. Sakın boyama kitapları almayın. Onun mandala ile yandan sağdan soldan, aşağıdan yukarıdan alakası yok.  Ben birkaç tane site linki vereceğim. Oradan beğendiğiniz bir mandalayı boyuyabilirisniz. ya da yetenekliyim çizme tekniklerini öğrenirim çizerim diyorsanız. Siz çizin. Görüşürüz pisicikleeeeerrr!

Buna TIK!
Bir de buna tık TIK!

Not: Şunu da ekleyeyim. Çevremdeki gördüğüm her insan elinde mandala ile alakası olmayan şeyler vardı. Ama Mandala kitapları da varmış. Araştırdım yanlış bir bilgi olmasın. Fakat ben yine satın almak yerine. İnternetten çıktı almayı tercih ederim. 


8 Haziran 2015

YİTİK ÜLKE DERGİSİ ÖYKÜ YAZARI ARIYOR

Size iki güzel haberim, duyurum var. Birincisi, Maviye İz Süren'in yani benim kısaca Mavi diye seslendiğim güzel paylaşımlar yapan blogcanın kitap çekilişi var. Önceden görmüştüm, paylaşım yapacaktım. Ama demek istemiyorum. ( Ama demekten bıktım artık. Öyle yoğunum ki neye yetişeceğimi şaşırıyorum o derece. Bugün aklıma geldi. Son iki gün kalmış çekilişe, yetiştiğime sevindim.  Özellikle Bir Deli Çocuğun Güncesi kitabı için çekilişe katılmak istiyorum. Siz de çekilişe katılmak isterseniz. Ayrıntılı bilgi için TIK!

İkinci güzel haberin ise Yitik Ülke Yayınlarının dergi de öykü paylaşımında bulunmak için yazarlar araması. Blogcanlar içinde çok güzel hikaye yazanların olduğunu biliyorum. Maviye İz Süren bunlardan biri bence. Bu güzel yayına yazılarınızı gönderebilirsiniz. Üstelik hikayelerini gönderen kişileri eli boşta göndermiyor.

4 Haziran 2015

KORECANLAR

Merhaba!  Lafı fazla uzatmayacağım direk konuya gireceğim. Uzakdoğu ile ilişkim anime ile başlamıştır benim. Sonra dizi, film en sonda Kpopla devam etti. Benim merak ettiğim bir konu var. Bunun sayısal, bilimsel bir verisine ulaşmak istiyorum. Türkiye'de ne oldu da Kore sevdası çığ gibi büyüdü. Bazı kaynaklarda Türkiye'de  400-500 bin civarında G. Kore hayranı, kültürüne ilgi duyan kişilerin olduğu söylenmekte. Ben varsayımlarla uğraşmak istemiyorum.

Gerçekten Neden G. Kore? cevabını bulmak istiyorum.