13 Temmuz 2016

Mersin

Mersin'e ikinci gelişim. Ama ilk gelişimde bu kadar çok gezememiştim. Sıcaktan dolayı genellikle akşamları dışarı çıktım ben. Hatta şehire güzel bir isimde buldum. Vampir Şehir. Geceleri de hareketli olduğu için. Gündüzleri bu kadar hareketli mi, bilmiyorum açıkçası. Tabi bana göre Vampir Şehir. Yakıştı da bu ad bence. Peki Mersin'e gelince. Ne yapmalı nereye gitmeli, ne yemeli, ne yapmamalı.

1. Cennet Cehenneme gidin. Ve oradan Astım Dilek mağarasına uğrayabilirsiniz.


 Astım Dilek Mağrası

2. Kız kalesi. 
3. Kushimoto caddesini gezin. Burada canlı müzik, barlar ve cafeler bulabilirisniz. Sırf Uzakdoğu'ya sempatim olduğu için merak ettim bu sokağı. Bazı yerlerde Japonya sözler bile var. Ne yazıyor anlamadım gerçi. Bu sokağın adı neden Kushimoto İki şehrin birbirlerini kardeş şehir olarak seçmeleri. Yani Kushimotonun sokaklarından isminin biri de Mersin.



4. Muğdat Cami. Türkiye'de 6 minaresi olan 3 Camiden biri.

5.Marina ya gidin. Özellikle akşam saatlerinde. Gittiğimde oturacak yeri zor buldum. Sahil kenarında hem alış verişinizi yapabileceğiniz hem de kahvenizi, biranızı içip ya da dondurmanızı yiyebileceğiniz güzel bir mekan. Favorilerimden oldu kendisi.




6. Mersin'in sıcağından bıktım. Yaylaya gidecek vaktim yok. Yakın bir yer olsa da azıcık serinlesem diye düşündüğünüzde gideceğiniz diğer bir yerse Babil. Mersin ayaklarınızın altında. Gittiğim vakit 16-17 sıralarıydı. Aksam buranın daha güzel olacağını düşünüyorum. 

7. Tantuni yiyin. Mersin'e geldin. Tantuni yemeden gittin Özlem demeyin. diye yedim. Beni bir dürüm doyurmadı. İki dürüm yedim yine doymadım. Benim için tehlikeli yiyecek. 
Tarihi yerleri çok gezmedim açıkcası. Artık başka bir sefere.
Bir de Tarsus şelalesini görün kesinlikle.
Tantuni

Mersin de bana göre yapmamanız gereken tek bir şey Kot pantolonla gezmemeniz..Bana mı öyle oldu herkese mi oyle oluyor bilemeyeceğim. Pantolonun bacağıma yapıştığını hissediyordum. 

Fenerbahçeli olarak bunu paylaşmazsam olmazdı. :D
Görüşmek üzere.

18 Haziran 2016

Ki and Ka (Film Tavsiyesi)

Filmin fragmanını ilk izlediğimde gülümseme oluştu yüzümde. Fragmanı izleyince sizde anlayacaksınız. Şimdiye kadar izlediğiniz filmlerden oldukça farklı bir konuya sahip çünkü. Tabi benim gülümsemenin altında eril bir bakış açısı olduğu içindi. Benimsenmiş bir kanı vardır. Erkek çalışır evini geçindirir, erkek kariyer yapar. Kadın gerekirse kariyerinden vazgeçip ev hanımlığı  demiyorum artık, ev işi yapar. Bu gayet normal bir durumdur. Ama bu durumu tam tersine döndürelim. Kadının çalıştığı, erkeğin ev işi yaptığı. Olur mu öyle şey dediniz değil mi? 



Filmde kadın ve erkeğin yaptığı işi değiştirerek farklı bir bakış açısından bakmamız sağlanmış aslında. Belki çoğu kişi komedi diye izleyecektir bu filmi ama komediden çok zekice hazırlanmış bir senaryoyu içeriyor. Burada maskat kimin daha iyi iş yaptığı, hangi iş yaptığı değil. Yapılan işe yüklenen değer. Kabir erkek olarak evde iş yaparken, karısı Kai tarafından küçümseniyor. Başkasının sırtından geçinmek, hiç bir iş yapmamakla nitelendirilmek gibi. Eril bir gözle o bakıyor bu sefer eşine. 

Filmi eşinizle, sevgilinizle birlikte izleyin. Komedi diye geçiştirmeyin filmi. Kabir'in bu hayali (ona göre ev işi yapmak, annesi gibi olmak hayal) gerçekleşecek mi, toplum Kabir'in bu durumunu nasıl karşılayacak izleyin görün.

Tren düşkünü olan Kabir'in evi dekore ettiğinde kullandığı sürgülü kapı görüntüsünü de paylaşmadan geçemeyeceğim. 



Görüşmek üzere.  :))

28 Mayıs 2016

Aşk / Love İs

Farkındayım fazla paylaşım yapamıyorum, yazmıyorum. Yazıyla doldurmayım bu paylaşımı. Tatlı çizimler konuşsun. 


29 Şubat 2016

Muhteşem Film Tavsiyesi (PK)

3 idiots ve Taare Zameen Par’ı izledikten sonra böyle muhteşem filmler izleyebilir miyim? Derdim. Arayış içine de girmiştim, arama motorlarında Amir Khan’ın yönettiği film, oynadığı filmler gibi filmler var mı diye? Tabi bu istediğimi karşılayacak hiçbir film bulamadım. Ve yine bu cevabı Amir Khan’ın rol aldığı film cevapladı. PK filmi. Bugün itibariyle en favori filmim. İzlediğim en muhteşem filmdi şimdiye kadar.



Filmi anlatmayacağım. Ama dini eleştirdiğini, daha doğrusu dini kullanan insanları, dini kültleri, din adına yapılan yanlışların eleştirdiğini göreceksiniz. İlginçtir, PK’yı kendime çok benzettiğim için sevdim belki. Aynı soruları soruyoruz onla. Benimle aynı şeyleri eleştiriyor. Mesela, televizyona çıkıp insanların, halkın açlığından bahsedip paraları götüren din tüccarları vb.

Ve benim sürekli dediğim bir cümle vardır. Din sosyalleşerek öğrenilir. Bunu üniversitede sınıfta dediğimde töbe töbe cevaplarıyla karşılaştığımı da belirteyim. Bulunduğunuz ortam, doğdunuz aile, ortam, zaman çok önemlidir bunda. Müslüman bir aile de doğarsınız Müslüman olursunuz. Hristiyanlığın hakim olduğu bir ülke de doğarsınız Hıristiyan olursunuz. Aynı şekilde, Budist, Yahudi…. Uzar gider.   

Bir matematik işlemi var elimizde. Farklı yollardan aynı sonuca ulaşıyoruz. İllaki matematik sorusunu benim gittiğim yoldan çözeceksiniz diyoruz. Aynı matematik sonucuna ulaştıktan sonra çözüm yolunun ne önemi var.

Şimdi önyargı, ideoloji elbisenizi hafifçe üzerinizden sıyırın. Dini kullanarak bazı şarlatanlar toplum üzerinde nasıl bir algı oluşturulur izleyin ve görün. Bunun dışında sosyolojik bir çok şeyi bulacaksınız. Statü, toplumsal yapı.... 

Doğru numaraya ulaşmanız ümidiyle. Görüşmek Üzere. Bu arada Aamir Khan kendisi Müslümandır. 




Sahipsiz Cümleler

20 Şubat 2016

Yedikule

Merhabalar. Sizlere güzel bir paylaşım yapmaya geldim. Tabi köpecik ve kediciklerle ilgili. Şunu sürekli sorguluyorum.

Hala benimle neden konuşmadıklarını anlayabilmiş değilim. Ömrüm bunları sevmekle, mıncırmakla, okşamakla geçecek. Özellikle sokakta yakaladığım her kediye böyle davranıyorum.

Onlar bize emanet edilen güzel canlılar. Lafı çok uzatmayacağım size Yedikule Hayvan Barınağından bahsedeceğim. Yedikule Barınağı desteğinizi bekliyor. En azından mama parasını karşılayacak kadar destek olabilirsiniz. Üstelik bağış yaptığınız, bakımını üstlendiğiniz sevimli köpeciğin, kediciğin...bir sertifikası tarafınıza ulaştırılabiliyor.


Hepsi sevgiye muhtaç. Bakabilecekseniz, sevebilecekseniz buradan bir köpek sahibi olabilirsiniz. Ya da İstanbulda iseniz hafta sonları bu güzel barınağı ziyaret edebilirsiniz. Onun bakımını üstelenerek koruyucu ailesi olabilirsiniz. Ve sizden bir rica da bulunacağım. Bu yazımı sosyal medya hesaplarınızda paylaşırsanız, çok mutlu edersiniz beni. Birkaç kişiye daha ulaşmak adına. Sağlıcakla kalın. Kendinize iyi bakın. Çevrenizdeki hayvanlara da.



Nasıl bağış yapacağınıza ve gönüllü olacağınıza dair bilgileri siteden edinebilirsiniz. Yedikule Hayvan Barınağına buradan ulaşabilirsiniz. TIK!

Sahipsiz Cümleler

10 Şubat 2016

Tatuta

Yazımın tamamını okumadan önce iki tane soruya cevap vermenizi istiyorum. Bu sorularla hayatım boyunca boğuştum ben. Net cevabını belki buldum. Ya da bulduğumu zannedip hala bulamadım.

Yaşamak nedir?

İyi insan olmak nedir? Peki başarılı bir insan olmak?

Yaşamak, hayatta kalmak için para kazanmak, çalışmak, evlenmek, ev almak, araba almak, çocuklara bakmak, miras bırakmak…. Şeklinde uzar gider. Peki iyi, başarılı bir insan olmak. Sınavlara girmek, işe başlamak, evlenmek, çocuk yapmak, para kazanmak, para biriktirmek. Daha çok para biriktirmek için daha çok çalışmak…

Çok para biriktirince, ev alınca, çeşit çeşit kıyafetimiz olunca, son model telefonumuz olunca yaşadık mı biz şimdi. Ölünce bir sürü kıyafetim vardı, son model telefonları da kullandım, ne iyi yaşadım ben mi diyeceğiz.  Bu yaşam değil ki bu maddi şeyler bedenimiz gibi biz ölünce yok olacak. Soyut, maneviyattan hiçbir eser kalmadan modeli eskiyen bir telefon gibi yok olup gideceğiz be.  Kendimi Müslüm Gürses’in konserine katılmış kendini jiletleyen hayranlar gibi hissediyorum. :)  

Keşke bulaşık vb. bir şeyler yaparak kalacağım ve sadece karnımı doyuracağım yerler olsaydı ve ben o şehri gezseydim, yeni insanlar tanısaydım, farklı kültürler görseydim derken, böyle bir şey varmış ya ben onu öğrendim. Şu an yazı sabırsızlıkla bekliyorum. İlk önce Türkiye’den başlayacağım. Sonra yurt dışı.


Peki Özlem ne bulduğun diye merak etmiş olabilirsiniz.  Gittiğiniz yerde iş yapıyorsunuz ve bu işin karşılığında kalacak yer ve yiyecek imkânı sunuluyor. Sabun, reçel, ekmek, turşu yapımı, hayvan bakımından çiftçiliğe kadar… Hem de gittiğiniz şehri gezme imkânınız oluyor. Size ne yedirdikleri belirsiz otellere: D iki, üç günlüğüne tonlarca para harcamamış oluyorsunuz. Eğer yurt dışına gitmek isterseniz uçak paranızı biriktirmeniz yeterli. Bundan ucuz ve keyifli tatil mi olur. Hem insanları ve kültürlerini daha yakından tanımış oluyorsunuz hem de doğa ile iç içe olup yeni şeyler öğreniyorsunuz. 





Sahipsiz Cümleler

30 Ocak 2016

Zamanı Satın Al

Keşke zamanı satın almak mümkün olsaydı değil mi? Ama çoğumuz o satın aldığımız zamanın kıymetini de bilmezdik, eminim. Bize verilen zamanı en verimli şekilde geçirmeye bakalım en iyisi. Belki çoğunuz duydu. Bu fikir, bu cafe benim çok hoşuma gitti. Ben rahatlığına düşkün bir insanım ve bir yerde rahat edebilmem için o ortamı benimsemem, rahat olmam lazım. Bu insanlarla ilişkilerimde de öyle. Sıcakkanlı, çok konuşan biriyimdir; ama sevmediğim kendimi rahat hissedemediğim insanlarla pek iletişim kuramam.


 Böyle bir cafenin olması çok hoşuma gitti. İstanbul'a bir daha gidersem bu cafeye mutlaka uğrayacağım. Başlıkla yazının içeriğinin ne alakası var diyebilirsiniz. Şimdi değineceğim ona. "Anti Cafe" bildiğiniz cafelerden değil. Yani bir garson gelip menüyü verip seçim yapmanızı beklemiyor. Çayınızı, kahvenizi, kekinizi kendiniz alıyorsunuz. Yani başınızda durup sürekli bir şey içmenizi bekleyen kişiler yok. Hatta yemeğinizi bile yapabiliyorsunuz. Mutfak sizin, buzdolabı da sizin. Yiyeceklere para ödemiyorsunuz. Kaldığınız süre, zamana para ödüyorsunuz. Bir saati 10 lira. Gün boyunca kalmak ise 30 liraymış, duyduğuma göre.


 
İster oyun oynayın, ister çizim yapın, ister rapor hazırlayın... bu sıcacık cafe de. Evinizden başka çalışma mekanı aradığınızda ya da arkadaşlarınızla buluştuğunuz da samimi bir arkadaşın evine gitmiş gibi rahat hissettirecek bir mekan bence. İlk fırsatta bu güzel yeri görmek istiyorum. İstanbul'da olup yeni mekan arayışında olanlar uğrayın derim.

Sahipsiz Cümleler