30 Ocak 2016

Zamanı Satın Al

Keşke zamanı satın almak mümkün olsaydı değil mi? Ama çoğumuz o satın aldığımız zamanın kıymetini de bilmezdik, eminim. Bize verilen zamanı en verimli şekilde geçirmeye bakalım en iyisi. Belki çoğunuz duydu. Bu fikir, bu cafe benim çok hoşuma gitti. Ben rahatlığına düşkün bir insanım ve bir yerde rahat edebilmem için o ortamı benimsemem, rahat olmam lazım. Bu insanlarla ilişkilerimde de öyle. Sıcakkanlı, çok konuşan biriyimdir; ama sevmediğim kendimi rahat hissedemediğim insanlarla pek iletişim kuramam.


 Böyle bir cafenin olması çok hoşuma gitti. İstanbul'a bir daha gidersem bu cafeye mutlaka uğrayacağım. Başlıkla yazının içeriğinin ne alakası var diyebilirsiniz. Şimdi değineceğim ona. "Anti Cafe" bildiğiniz cafelerden değil. Yani bir garson gelip menüyü verip seçim yapmanızı beklemiyor. Çayınızı, kahvenizi, kekinizi kendiniz alıyorsunuz. Yani başınızda durup sürekli bir şey içmenizi bekleyen kişiler yok. Hatta yemeğinizi bile yapabiliyorsunuz. Mutfak sizin, buzdolabı da sizin. Yiyeceklere para ödemiyorsunuz. Kaldığınız süre, zamana para ödüyorsunuz. Bir saati 10 lira. Gün boyunca kalmak ise 30 liraymış, duyduğuma göre.


 
İster oyun oynayın, ister çizim yapın, ister rapor hazırlayın... bu sıcacık cafe de. Evinizden başka çalışma mekanı aradığınızda ya da arkadaşlarınızla buluştuğunuz da samimi bir arkadaşın evine gitmiş gibi rahat hissettirecek bir mekan bence. İlk fırsatta bu güzel yeri görmek istiyorum. İstanbul'da olup yeni mekan arayışında olanlar uğrayın derim.

Sahipsiz Cümleler