14 Ocak 2016

Unsuz Kek

Wattpad da uzun bir süre önce kitap yazmaya başlamıştım. Uzun bir sürede ara verdim. Yine de kısaca hatırlatayım kitabımın içeriğini. Planlı yaşama düşkünü Ari'nin karşılaştığı dükkan sahibiyle hayatı alt üst olur. Kendisini iş ve parayı bilmeyen  tuhaf insanların, tuhaf ağaçların olduğu bir dünya da bulur. Bakalım daha neler gelecek başına. Fantastik bir roman. Okumak isteyen buyursun.




Bu da bugün yazdığım 8. bölümden 

“ İş ne onu da bilmiyoruz” dedi, yüzü benlerle dolu yaşlı adam. Para ve işin olduğunu bilmeyen insanlar. Böyle bir dünya böyle bir yaşam mümkün müydü? Para olmadan değiş tokuşla yaşamanı insanların idame ettirebileceğini düşündü, ama iş olmadan, çalışmadan nasıl üretim yapıyordu bu insanlar.

“İş, para” dedi bardak altlığı gibi kalın gözlüğü olan yaşlı adam. Hepsi meraklı bir şekilde cevap bekliyorlardı bu garip, yabancı adamdan. İş anlatılacak bir kelimeydi; fakat parayı bilmeyen insanlara parayı anlatmak, oldukça zordu. İlk önce insanların yaptığı işlerden ve iş karşılığında aldıkları ücretten bahsetti. Bu sefer ücret sorusuyla karşılaştı. Yaptığı iş sonucunda kazandığı paraydı. Para dediler tekrardan. Para insanların ürettiği bir kağıttı. Bu kağıdı vererek ekmeklerini alıyorlardı, karınlarını doyuruyorlardı, kitaplarını alıyorlardı. Parayla alınabilecek, yapılabilecek neler varsa tek tek ayrıntısıyla bahsetti. Bir müddet yaşlı adamlar sessizce birbirine bakıp, sonra kahkahalara boğuldular. Şuana kadar sesi hiç çıkmamış içlerinde en genç olan mavi gözlü yaşlı adam zekice bir soru yöneltti.

“Peki, para diye bir şey olmasa, çalışmayacak mıydınız?”

Para diye bir şey olmasa çalışmayacak mıydık, diyerek tekrar etti cümleyi Ari. Daha önce bunu hiç sorgulamamıştı. O da para yokken insanoğlu ne yapıyordu diye düşündü. Eskilerden bildiği tek şey değiş tokuştu. İnsanlar ürettikleri şeyler karşılığında diğerinden bir ürün alıyordu. Bir koz yakaladığını düşünen Ari sinsice gülümseyerek; ukala, bilmiş yaşlı adamlarla dalga geçme, küçük düşürme sırasının onda olduğunu düşündü.

“Sizler de para yok. Fakat birbirinize verdiğiniz ürünler karşısında yaşamınızı sürdürüyorsunuz. Mesela biriniz ürettiğiniz meyve, sebzeyi vererek başka bir ürün alıyor. Sizin de paranız var. Bu ürettiğiniz ürünler paranız. Tek farkı kâğıt olmaması.”  


Yaşlı adamlar yine şaşkınca birbirlerine bakıp “Biz değiş tokuş yapmıyoruz.” 

Sahipsiz Cümleler

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder