18 Şubat 2017

Film Tavsiyesi: Pink ( Pembe)

Filmle ilgili bilgilerim tazeyken sıcağı sıcağına sizinle de paylaşayım dedim. Muhteşem ötesi bir film bana göre. PK dan sonra başka film yerini alamaz diyordum, ama aldı. Filmin içeriğini anlatmayacağım ki tadı kaçmasın. Sadece erkeklerin hatta bazen kadınların kadınlar hakkında iffetli, iffetsiz kurallarını göreceksiniz. Örneğin:

- Bir kadın erkeğe gülümsüyorsa bu erkeğe davettir. Erkek bu iffetsiz kadına istediğini yapabilir. 
- Bir kadın kapalı, açık fark etmez gece sokaktaysa, hatta hava kararınca sokaktaysa iffetsiz bir kadındır. İffetsiz kadına istediğini yapabilirsin. (Bazı günler akşam 20 - 21 civarı işten çıkmak zorunda kaldığımda. Birkaç kez sözlü tacize uğramam kanıtlıyor zaten.)
- Bir kadın açıksa iffetsiz bir kadındır. O kadına istediğini yapabilirsin.
- İçki içiyorsa iffetsiz kadındır. Ona istediğini yapabilirsin.
- Bir kadın erkekle aynı ortamdaysa iffetsiz kadındır..... vesaire vesaire vesaire. Neden hiç iffetsiz erkek kuralları, tanımı yok. 

Biz kadınlar erkekler tarafından öyle tacize uğruyoruz ki. En basitinden bazen blogun mesaj bölümünden, bazen instagram da arkadaşlarıma iyi geceler derken. Tanımadığım erkeklerin çok tatlısın, selam, mrb, bir şey sorabilir miyim.... vesaire vesaire. İyi geceler gel beni taciz et anlamına geliyor da ben mi bilmiyorum. Ahlaksız anlamda mesaj atanları artık ifşa edeceğim.

- Acaba öyle bir kural daha mı oluşturdunuz. Bir kadın instagram kullanıyorsa iffetsizdir. İnstagram da resmini paylaşıyorsa iffetsizdir. İyi geceler diyorsa bu davettir, iffetsizdir. Blogta ne yazıyor sesi çıkmasın, sesi çıkıyorsa iffetsizidir.....

"Hayır!" hayır demektir. İster arkadaşın ister sevgilin, ister karın, ister seks işçisi olsun. Hayır, hayır demektir. Bunu biri erkeklere öğretmeli. Kesinlikle izleyin filmi. Görüştüğümüz zaman görüşürüz!



17 Şubat 2017

Modern Toplumun Renksiz Dünyası

Merhaba,

Özlem söz verdi blogla ilgileneceğine dair unuttu yine demeyin. Aklımda! Bugün sizinle güzel bir kısa film paylaşacağım oldukça düşündürücü ve üzücü. Benim için üzücüydü sizin için bilemem. Paylaşmadan önce bugün yaşadığım üç şeyden bahsedeceğim. Bugün bana evrenin mi, yoksa Allah'ın mı mesajlarıyla dolu gündü.

Rehberlik etkinliğinde çocuklara fırsatınız olsaydı kimin yerinde olmak isterdiniz dediğimde, hiç beklemediğim bir cevap aldım ben bugün:
Üç tane öğrencim sizin yerinizde olmayı çok isterdim dedi. Bende bazen başkasının yerinde olmak isterim. Kendi hayatımdan sıkça şikayet ederim. Bana parıldayan gözlerle bakan öğrencilerimi görünce, utandım açıkçası. Siz hayatınızdan şikayet ederken sizin yerinizde olmak isteyen birileri. Hayatımıza dair şükür etmeyi, elimizdekilerle yetinmeyi bilmiyoruz sanırım ya da ben bilmiyorum. Gün boyunca bu hayatım için şükür ettim. Bunu hatırlamam gerekiyordu belkide.

İkinci olayda yoldan karşıya geçiyorum. Önümde üç kişi yürüyor. Biri yaşlı, ikisi de 10, 12 yaş civarında, galiba baba ve çocukları. Yaşadığım şehrin trafiği çok kötü resmen Hindistan gibi arabalarla dolu kalabalık kavşakta trafik ışığı yok düşünün. İnsanlar gözleriyle anlaşıyor. :) Ben karşıya geçme telaşındayım, yaya geçiti olarak geçecek başka yer yok. Birden önümde giden bu üç kişi durdu. Tabi korktum azda olsa. Gündüz vakti kalabalık olsa bile insan korkuyor. Çocuğun biri abla çok açız be! bize yemek alır mısın dedi. Cidden savuşturmak için param yok demedim. Cebimde bir liram bile yok. Üşendiğim için yarın çekerim parayı demiştim.
Cidden param yok dedim. Canın sağ olsun be abla dedi babaları. Çekildiler önümden. Tabi vicdanım el vermedi benim. İleri de market var. İsterseniz kartla yiyecek alayım size dedim. Adam ne dese beğenirsiniz?
Bebeğime bez bir de mama al başka bir şey istemem dedi. O zaman sen gir al ben de ödeyim dedim. O önde ben arkasında gidiyorum markette. Yüzsüz başka insan olsa birçok şeyi ister, hiç bir şeye tenezzül etmeden bebek bezini ve mamayı alıp kasaya yöneldi. Yine de çocuklar  yesinler diye birkaç çikolata, bisküvi falan aldım. Ama yine de korkuyorum. Güven duygumuzu modern toplumda iyice kaybetmişiz. Öğrenciyim dedim, benim elimden ancak bu kadarı. Hayat hikayesini de 15 dakikalık süre içerisinde dinledim. Zabıtalar elinden boya sandığını almışlar. Bir haftadır iş yapamıyorum dedi. Birazcık uzun hepsini anlatmıyorum. Minik oğlu da herhalde en on  kez çok güzelsin abla be! gerçekten deyip durdu. İnşallah hep böyle güzel kalırsın diye de dua etti. İlk defa böyle bir duaya maruz kaldım. Ablacığın hep güzel kalacak merak etme ufaklık. Belki senin duanın da biraz katkısı olabilir. :)))

Üçüncü olay bugün artık bana yok artık dedirtti. Aksiyonlu bir gün müydü? Bütün aksiyonları ben mi çektim bugün bilmiyorum. Hatta bir ara ben hala uyuyor muyum ya dedim? Akşam işten eve dönerken. Tam evimin sokağında genç adamın biri başka bir genç adamın boğazına yapışmış. Bir de genç bir kız var tabi ki. Genç kız şok halinde, donmuş bir vaziyette. Korkumdan sokaktan geçemiyorum. Diğer erkekte hiç bir şey yapmıyor. Sinirli olan genç adam arabasına tekme atıp, diğer genç adama öldüreyim mi seni diye bağırıyor. Silah vardır, bir şey vardır nasıl geçeceğim. - Sokaktan geçerken kurşun isabet eden vatandaş yaşamını yitirdi. Senaryolar yazıyorum. Ben de dondum kaldım. Ne geri gidebiliyorum  ne ileri. Tabi sinirli adamı yatıştırmak için birçok insan gelmeye başladı. Artık eve gidebilirim; ama şimdi olayı da merak ettim. Ve sinirli genç adamın bir cümlesiyle şok.
- kardeşim deme bana bunu bana nasıl yaparsınız? Ve en yakın arkadaşınızın sevgilinizle birlikte olduğunu öğreniyorsunuz. Adam yine de iyi sabırlıymış. Hep diğer genç adama saldırdı; ama orada en büyük suçlu kızdı; bana göre. Benim tokat atasım geldi o derece. Hem cinslerim ama bu devirde kadınların ahlakı daha kötü olmuş yeminlen. Sen başka birisiyleyken başka birisine gözün nasıl kayar; geç yakın arkadaşı başka bir erkek olsa dahi. Bir ilişki bitmeden başka ilişkiye başlamayı geç, aklından geçirmek bile pislik bir insan olduğunu gösterir. Ne pislik kadınlar, erkekler var bu dünya, midem bulandı diyerek yanlarından geçtim. Diğer genç adama çok üzüldüm be! Hayatı boyunca artık kadınlara güvenemeyecek. Neyse bol öğütlü mü, aksiyonlu mu, hayatın gerçekleri mi diyeyim böyle bir gün yaşadım. Kısa filmimiz de burada. Görüştüğümüz zaman görüşürüz!


5 Şubat 2017

Hayal Treni: Hadi Bir Oyun Oynayalım

Merhabalar! Uzun aradan sonra iki hafta önce kararını aldığım şeyi gerçekleştirmek için buradayım. Çok emek verdiğim blogumu atıp terk etmek istemiyorum. Hafta sonu bir gün 1 saatimi ayırıp paylaşımda bulunacağım. Her hafta sonu bir paylaşım olacak yani. Bu arada 180 bin kişiye yaklaşmış bloguma misafir olan kişilerin sayısı. Bunun hatırına paylaşım yapılır değil mi? Şimdi oyunumuza geçelim. Oyunumuzun kurallarını söyleyeyim ilk önce. Bu kurallara hepinizin uymanızı istiyorum. Koyduğum kurallara uymazsanız bir anlamı olmaz. Kurallarımız nelermiş görelim:

1- Sırayla farkı tarzda müzik videoları paylaşacağım. Numaralandırdığım müzikleri sırayla dinleyeceksiniz.Birincisini dinlemeden ikincisine geçmek yok.

2- Müzikleri dinlerken gözlerinizi kapatmanızı ve o müzikle birlikte hayal kurmanızı isteyeceğim.

3- Müziği sonuna kadar dinlemenize gerek yok. Hayaliniz tamamladığınız zaman gözlerinizi açabilir. Diğer müziğe geçebilirsiniz. Ya da müziği sevdim ben sonuna kadar dinleyeceğim diyebilirsiniz size kalmış.

Hadi başlayalım
1. Şarkımız: Kapatın gözleri kapatın. Hayal Treninize binin.


2. Şarkımız:

3. Şarkımız:



4. Şarkımız:



5. Şarkımız:


6. Son olarak şarkımız:



Evet şarkılarımızı dinledik, hayallerimizi kurduk. Şimdi sizden istediğim, yorum kısmına numaralandırarak. 1 şarkıdaki hayalim  şuydu gibi kısaca yazmanızı istiyorum. Bakalım hayal treninize hangi hayalleri yüklemişsiniz.

Eeeee... Özlem bunu bize yaptırmanın mantığı ne derseniz. Hayatımız tıpkı böyle, hayalleriniz bulunduğunuz çevreye, kişilere ve size göre değişir. Tıpkı müziklerdeki gibi. Sizin yorumlarınızdan sonra bende kendi hayallerimi paylaşacağım yorum kısmında.

Görüştüğüm zaman görüşürüz!

Sahipsiz Cümleler